Suriye’ye vizeler kalktıktan sonra fırsatı değerlendirip Halep turu yapmaya karar verdik. Gaziantep’te çok fazla tur seçeneği olduğunu duyduğumuzdan, geçiş noktamız olarak Gaziantep’i belirledik. Böylece bir tur firması ile daha rahat dolaşabilirdik. Internetten araştırdığımızda çok sayıda tur firması bulduk.Fakat Antep’teki uzun arayışlarımız sonucunda o tarihlerde tur organizasyonu olmadığını öğrendik. Bu sebepten Antakya’dan Suriye’ye giriş yapmaya karar verdik.
Antakya’dan Halep’e, ulaşım, rehberlik ve öğle yemeği dahil 55 dolara günübirlik turlar düzenleyen firmalar var. Biz birkaç gün kalmayı ve Lazikiye ilini de görmeyi istediğimiz için kendi imkanlarımızla gitmeyi tercih ettik.
Suriye’ye, kendi arabamızla geçmeyi düşündük. Fakat triptik almak gerektiğinden ve bedeli 75 TL civarında olduğundan vazgeçtik. Suriye’ye girer girmez de ne denli doğru karar verdiğimizi gördük. Ülkede trafik kuralı ve daha da önemlisi hız sınırı yok. Şehir merkezlerinde birkaç yer dışında trafik ışığı bulunmuyor. Yayalar, başka seçenekleri olmadığından arabaların önüne atlayarak karşıya geçebiliyor. Yollarda şerit kavramı yok. Arabalar iç içe ve karmakarışık hareket ediyor.
Antakya Eski otogardan Halep’e dolmuş mantığıyla kalkan taksiler var. Dört kişi tamamlanınca kalkıyor. İlk durağa gidip fiyat sorduğumuzda, taksicilerden biri takside iki kişi gitmemiz durumunda toplam 100 TL ödeyeceğimizi, iki kişiyi daha bekleyip dolunca kalkması durumunda kişi başı 35 TL ödeyeceğimizi söyledi. Bu gibi durumlarda turiste özel fiyatlandırma stratejileri(!) ile sık sık karşılaştığımız için çok aceleci davranmayaya karar verdik. Ertesi gün durağa gittiğimizde ise bir başka Arap taksici, taksinin dolmasını bile beklemeden bizi kişi başı 17 TL’ye Halep’in merkezine kadar bıraktı. Bu fiyata üstelik yolda alacağınız bir içecek de dahil.
Suriye’ye Reyhanlı sınır kapısından giriş yaptık. Antakya-Reyhanlı arası yaklaşık yarım saat sürüyor. Sınırda uzun kuyruklar yok. Ama tampon bölge oldukça uzun. Bu da Suriye’ye giriş süresini uzatıyor.
Tampon bölgede bir de freeshop var. Fiyatların oldukça uygun olduğunu belirtmeliyim. Taksi şöforü, buradan sigara alacağından 15 dakikalık bir mola süremiz oldu. Şoför az Türkçe ile, sigara kullanmadığımızı öğrenince Suriye’ye götürmek için bizim adımıza da birer karton sigara aldı.Diğer sigaraları ise, acil yardım kutusu olarak arabanın bir yanında duran ve bizi başta sağlık için konmuş bir kutu olduğu için sevindiren:) kutunun içine yerleştirdi. Yine de gümrükten rüşvet ödemeden geçemedi. Suriye memurları, arabayı araştırmadan aşikar bir şekilde paraları alarak arabaların geçmesine izin veriyorlar.
Suriye sınırından geçer geçmez binalar değişiverdi. Her yer krem renginden yapılmış güzel taş evlerle dolu. Türkiye’deki gibi renk cümbüşü yok. Fakat yol kenarları oldukça kirli. Arabalardan her an bir şeyler atılıyor. Bu sebepten yol kenarları poşetlerle dolu.
Suriye parasının değeri TL’ye göre çok düşük. 1000 Suri yaklaşık 36 TL ediyor. Ülkede alım gücü düşük olduğundan halka yönelik her şey çok uygun fiyatta. Fakat turistler için aynı durum geçerli değil. Normal fiyatın birkaç misli kadar fiyat çıkarılıyor.
Suriye’de en ucuz şey taksi. Şehrin bir ucundan diğer ucuna (yaklaşık 15 km) en fazla 5 TL yazıyor. Fakat binmeden önce ne kadar tutacağını sormakta ve taksimetreyi açtırmakta yarar var. Çünkü birçok taksici, ya fazladan dolaştırıyor ya da taksimetreyi açmayıp yüksek fiyat çıkarıyor.
Biz Halep’te çok sayıda Türkçe konuşan insan olduğunu duymuştuk. Fakat Kapalıçarşı dışında Türkçe ve İngilizce konuşan pek kimseyi bulamadık. Zaman zaman Kürtçe bilen birkaç kişiyi bulmak işimizi biraz da olsa kolaylaştırdı.
İlginç olan, tüm boyacı çocukarın birkaç kelime Türkçe konuşabilmeleri. Nedeni, gelen Türklere zaman zaman rehberlik yapmalarıymış. Yolda bir çocuk “ abla, sizin ülkenizde öküzleri ne yapıyorlar, eve mi kapatıyorlar” diye sorunca şaşırıp kaldım. Anlamadığımı söyleyince cümlesini açıkladı. “Yani anne babası olmayanlar…” Bu açıklamadan sonra öküz yerine öksüz demek istediğini anladım:)
Halep’te Konaklama
Halep’te konaklamak için çok sayıda iyi otel var. Fakat fiyatlaırn çok uygun olmadığını belirtmeliyim. Biz, merkezi bir yer olan Baron caddesindeki otellerden birinde kaldık. Bu cadde üzerinde birden fazla otel var. Bunlardan biri de, Atatürk’ün de kaldığı tarihi bir otel ve aynı zamanda bu caddeye adını vermiş olan Baron oteli. Otel, tarihi eser olarak ziyaret edilebilir fakat konaklama için eskiyi fazla koruduklarından, bizim içimize pek sinmedi. Ayrıca bir gecelik kahvaltı hariç 80 dolarlık fiyat bize bu otel için pek uygun gelmedi. Tam karşısında, çok temiz ve daha modern bir otele gecelik 100 dolar vermeyi tercih ettik. Otelde gün boyu canlı olarak çalınan piyano, bizim en çok hoşumuza giden şey oldu.
Halep’te Gezilecek Yerler
Halep’te ilk gece Halep’li iki üniversite öğrencisinin rehberliğinde El-Jdeide bölgesini dolaştık. Bu bölge, Hristiyanların yaşadığı bir bölge. Halep’te gece hayatını yaşamak veya nezih bir yerlerde oturup bir şeyler içmek isterseniz burası önerebileceğim bir bölge. Taş sokaklarda dolaşmak çok keyifli, bir o kadar da güvenliydi. Taş yapılardan oluşmuş ilginç cafelerde nargile içmenizi mutlaka öneririm.
Halep’te görülmesi gereken diğer yerler ise Halep Kalesi ve hemen yanındaki Kapalıçarşı.
Halep Kalesi, dünyanın en eski ve en büyük kalesi olarak biliniyor. Kale etrafında daha önceleri su varmış ve bu su kalenin geçilmezliğini sağlıyormuş. Fakat şu anda küresel ısınma nedeniyle bir damla su bile kalmamış.Kalenin en üstünde Halep şehrini boydan boya görebileceğiniz, serin serin otorup çayınızı yudumlayabileceğiniz bir de cafe var.
Kapalıçarşı etten kumaşa, baharattan sabuna kadar her şeyin satıldığı,10 km uzunluğunda labirent şeklinde eski bir çarşı. Bizim kapalıçarşımız kadar bakımlı ve renkli değil. Türkiye’den alışveriş için çok sayıda insan geldiğinden genelde esnafın tümü birkaç kelime de olsa Türkçe biliyor. Fakat fiyatları yabancılara çok da uygun vermiyorlar. Orada bulunan her şey Türkiye’de de olduğundan benim tek ilgimi çeken sabunları oldu. Her çeşitten doğal sabun var. Alışveriş yapacağınız zaman mutlaka pazarlık yapmanız gerekiyor. Hatta almayacağınızı söyleyip oradan ayrıldığınızda sizi durdurup istediğiniz fiyatı kabul ediyorlar.
Halep’den Lazikiye’ye
Halep otogarından Lazikiye’ye otobüs kaldıran tek firma var. Otogar kadar otobüsler de oldukça bakımsız ve eski. İngilizce bilmemeleri bizim için sıkıntı yarattı. Bilet satın aldığımız kişi pasaportlarımızı aldı ve bizi otobüsün olduğu yere götürdü. Pasaportlar konusunda bir türlü anlaşamadık. Ortada yüksek sesle İngilizce bilen biri olup olmadığını sorduk. Çok az konuşan biri sonunda bize yardımcı olmaya karar verdi ve pasaportlarımızın polis kontrolünden sonra bize verileceğini söyledi. Yine de pasaportları alıncaya kadar rahat bir nefes alamadık. 210 km.lik yol 3.5 saat sürdü. Otobüs oldukça konforsuz, havasız ve sıcak olduğundan bizim için çok yorucu bir yolculuk oldu. Yolculukta tanıştığımız genç bir Suriyeli bize Lazikiye’de rehberlik yaptı.
Lazikiye, Suriye’nin Akdeniz’e sahili olan tek şehri. Doğal güzelliği dışında görülecek pek bir yeri yok. Sahiller çok bakımsız. Bu şehirde çok da keyifli zaman geçirmediğimizi belirtmeliyim. Çok kötü, leş gibi kokan oteller bile, turist olduğunuzu görünce gecelik 50 dolar fiyat belirliyorlar. Bu ülkenin turisti bol para olarak gördüklerini ve sürekli para kopartmaya çalıştıklarını belirtmeliyim. Lazikiye’de yemek yediğimiz lokanta da aynı sorun ile karşılaştık. En iyi restoranda çok lezzetsiz bir yemek yedik. Hesap geldiğinde ise, istemediğimiz bir sürü yiyeceğin hesaba eklenmiş olduğunu gördük. Bu sebeple dikkatli olmakta yarar var.Biz tüm bu sebeplerden dolayı ertesi gün geçmeyi düşündüğümüz sınırdan akşam saatlerinde geçmeye karar verdik. Şans eseri bulduğumuz Antakya’lı Hikmet Bahçeci adından bir taksici ile oldukça keyifli bir yolculukla ülkeye geri döndük. Suriye’ye giriş çıkış için, yolda ünlü Suriye kahvesi mırra ikramında bulunan, çok babacan, iyi niyetli, aynı zamanda çok iyi rehber Hikmet Amca’yı tercih etmenizi kesinlikle öneririm. Antakya’daki durağı tam otogarın karşısında yer alıyor. 0532 504 09 62 numaralı telefondan Hikmet Amca’ya ulaşabilirsiniz.
Suriyede Bosra ve Lazkiye civarı hariç her yeri dolaştım sayılır. Lazkiye Hataydaki Türklerden tutun Suriyedeki turistlere kadar herkesçe önerilen bir yerdi ama biz Akabeye gidip Kızıldenizde yüzeriz diye karar almış Lazkiyeyi şimdilik elemiştik.
Sizin blogunuzu okuduktan sonra tamamen eliyorum.
Bu arada yolunuz tekrar Suriyeye düşerse ki düşmeli de bence. Şama gidin. Ama mutlaka Palmyra ‘yı ekleyin rotanıza. Konaklama için ise http://www.virtualtourist.com ‘a göz atın. Her kesimden uluslararası gezginlerin görüşleri yer aldığı için oldukça yararlı olabiliyor.
Yazınız için tekrar teşekkürler
Yorumlarınız ve önerileriniz için teşekkürler…
Yazınız son derece bilgiledirici oldu. Ellerinize sağlık. Ekim-Kasım gibi Suriye-Lübnan gezisi yapmayı düşünüyoruz üç arkadaş. Bizim gibi öğrenciler için doğal olarak maddi konularda çok önemli. Yazınızda bunlara yer vermeniz son derece güzel oldu bizim için. Biz Antakya-Halep-Humus-Hama-Palymra-Şam ve eğer paramız yeter ise Beyrut’u düşünüyoruz. Geçen giden arkadaşlarımız Suriye’de 4-5 gün için 400-500 TL e ulaşım,konaklama,yeme-içme gezi masraflarımızı karşılayabileceğimizi söyledi. Yalnız verdiğiniz otel fiyatları onların dedikleri karşısında çok fazla. Biz öğrenci olduğumuzdan tabi daha ucuz yerlerde kalmayı düşünüyoruz. Umarım bütün vizeler kalkarda artık insanlar özgürce gezebilirler. Sağlıcakla kalın
Merhaba,
Yorumlarınız için teşekkürler. Şayet bütçeniz kısıtlı ise, http://www.couchsurfing.org sitesine üye olup o şekilde gezmenizi öneriyoruz. Kalacağınız şehir için önceden üyeleri bulup onlara konaklama talep gönderiyorsunuz. Böylece bulunduğunuz yerde konaklama için ek bir ücret ayırmanıza gerek kalmıyor. Ayrıca bilmediğiniz bir ülkede yerel bir rehberinizin olması da ülkeyi daha iyi tanımanızı sağlıyor. Her yerde olduğu gibi Suriye’de de çok sayıda üye var. Biz Halep’te konaklama için bu sistemi kullanmasak da iki üniversite öğrencisinden bu sistem ile rehberlik aldık. Yurtdışı gezilerinde kültürü öğrenmek ve bilgi alışverişinde bulunmak için oldukça güzel bir yöntem. Biz Türkiye’de de kimi zaman couch surfing ile geziyoruz. Üyelerin güvenilirliği konusunda şüpheniz olmasın. Referansı ve kefili bol olan tüm üyelerde gönül rahatlığıyla kalabilirsiniz.
Tavsiyeleriniz için çok teşekkür ederim. Yeni yazılarınızı heyecan ile bekliyorum
sayın gezegeze söylediklerinize aynen katılıyoruz sanki evliya çelebi misali anlattınız..
size şöför ücreti ucuz geldiği halde kendi yerlileri bu fiyatında daha altında bir şöför fiyatı olduğunu söylediler.. yani turistlere onların en insaflısı bile kazık atmaya çalışıyor.. ana dilimiz arapça olduğu için kendimizi yeri geldiği zaman sözlü ifade ve müdafa ediyorduk ama onların bu muamelerine şahit oldukça soğumaya başladık.. sayın admin bi dahaki sefere ulaşmak isterseniz ve bir suriye gezisi niyetiniz olursa yol arkadaşı olmaktan memnun olurum … bizim halep ,kamışlı ve hasekide özellikle yolculuğumuz oldu hem iş, hem akraba ziyareti hemde gezi vesselam