Büyülü Bir Atmosfer İçin, Sülüklügöl
Sülüklügöl, eşsiz bir doğa manzarası eşliğinde yürümeyi sevenler için önerebileceğim en güzel yerlerden biri. Özellikle sonbahar mevsiminde. Göl çevresi romantik ve tablo gibi bir görünüme sahip.
Gölün adı Sülüklügöl olsa da, artık gölde sülük yaşamıyor. Köylüler gölde alabalık yetiştirmek isteyince, alabalıklar sülüklerin hepsini tüketmiş. Gölün içinde, fotoğraflardan da görebileceğiniz gibi uzun yıllardan kalma kavak ağaçları var. Tabii bu kavakların sadece gövdesi kalmış. Gerisi çürümüş.
Sülüklügöl’ün etrafı da meşe ve köknar ağaçlarıyla çevrili. Ayrıca etrafında masmavi bir iki küçük göl daha var.
Sülüklügöl’e Adapazarı’nın Akyazı ilçesine bağlı Dokurcun beldesinde ulaşabilirsiniz. Ama asfalt yoldan çıktıktan sonra toprak yolun çok kötü olduğunu söyleyebilirim. Biz turla beraber gittik. Yarı yolda arabamız çamura girince hepimiz inip arabayı itmek zorunda kaldık.Birçok tur arabayı toprak yola sokmayıp aşağıdan yürüyüşü başlatıyor. Göl kenarında yemek yedikten sonra aynı yoldan dönüş yapıyorlar. Fakat biz çok daha güzelini yaptık. Göle kadar arabayla gelip, sonrasında yürüyüşümüzü yaptık.
Sülüklügöl’e vardığımızda, ekmek arası sucuk ve köftelerimiz hazır oluncaya kadar biz göl çevresinde biraz yürüyüş yapıp, etrafı keşfettik. Sonbahar mevsiminde gitmiş olmamıza ben çok sevindim çünkü göl etrafında her yer alıç ağaçları ile doluydu. Çok sevdiğimden ve şehirde bulunması mümkün olmadığından gün boyu bol bol yiyip, tüm ceplerimi ve üstelik çantamı doldurup 1 hafta boyunca keyifle yedim:)
Ekmek arası sucuk keyfinden sonra kısa bir orman yürüyüşü yaptık. Düz yol olmasından dolayı çok yorucu olmadı. Çok güzel ve bakımlı ağaçlar gördük burada.
Asıl yürüyüş turu ise, gölü yukarıdan görebilmek için yaklaşık 2 km’lik oldukça yokuş yolu tırmanarak başladı. Yol boyunca grupla beraber hareket ettiğimiz için sık sık mola vermek durumunda kaldık.
Kimileri yarı yoldan sonra devam edemeyip orada beklemeye karar verdiler. Kimileri ise yolun başından tepenin dikliğini görünce vazgeçti.Yolda gruptan birinin ayağı burkuldu ve iniş biraz zaman aldı.
Tabii bu yokuşta yürüyüş kısmını yapmayıp göl etrafında gezinerek ve grubun inmesini bekleyerek de zaman geçirebilirdik ama yukarıdaki manzarayı merak ettiğimizden biz devam edenler arasında olduk. Oldukça fazla değdiğini de düşünüyoruz. Yukarıdan gölün görünüşü inanılmaz güzeldi. Ama ne yazık ki yukarıya çıkınca pilimizin bittiğini gördük ve maalesef o güzelim manzarayı fotoğrafa dökemedik. Yine de o görüntü hala capcanlı gözümüzün önünde.
Tags: Doğa Yürüyüşü, Günübirlik Tur, İstanbul'a Yakın Yerler, Marmara Bölgesi, Milli Parklar