Bin Pınarlı İda…
![]()
Sayısını bilemediğim kadar çok gittik geldik bu bölgeye. Ve her gidişimizde bambaşka tatlar aldık, bambaşka güzellikler yaşadık.
İda Dağları
Asıl adı Kaz Dağları aslında. Deyişe göre, Homeros, dağlarından çıkan pınarlara bakarak “Bin Pınarlı İda” ismini vermiş buraya.
Burası, Edremit Körfezi’nin kuzeyinde Çanakkale ve Balıkesir illeri arasında yer alan ve içinde bin bir güzellik barındıran bir dağ sırası.
Mitolojiye göre, Zeus bu dağlarda doğmuş. Tanrılar Truva Savaşı’nı bu dağlardan izlemişler. Aşk Ve güzellik kraliçesi Afrodit ise ilk kez bu dağlarda aşık olmuş.
Bu bölge aynı zamanda dünyada en yüksek oksijen oranı olan yerler arasında ikinci sırada.
Nerede Kalabilirsiniz?
Bu bölgede kalabileceğiniz oldukça fazla tesis ve otel var. Havuzlu ve denize sıfır bir otel arıyorsanız, defalarca kez gittiğimiz Altınoluk’ta Elbis Oteli kesinlikle öneririm. Oldukça temiz, yemeklerinin çok lezzetli, odaların oldukça geniş, konforlu ve tertemiz olduğu bir tesis burası. İşletmesini karı kocanın yaptığı bu tesiste oldukça sıcak karşılanacağınıza emin olabilirsiniz.
Daha basit ve doğa içinde bir yerlerde kalmak isterseniz, Küçükkuyu’da Carpadiem’i öneririm. Tesis sahipleri, tüm tesisi size emanet edecek kadar çok iyi niyetliler. Bungalovlardan oluşan bu tesis çok temiz ve havuzunda yüzmesi de çok keyifli.
Daha butik bir otel içinde Manastırhan önerebileceğim güzel yerlerden. Fiyatı biraz yüksek kalsa da, taş odalarda uyanmak çok güzel. Yanından güzel bir dere geçiyor. Burada kalmasanız bile, mutlaka gelip bu taraftaki tesislerde çay içip etrafı gezinmenizi öneririm.
Kaz Dağları’nda Saklı Cennet, Hasanboğuldu
Efsaneye göre, Hasan isminde bir bahçıvan, o köyden bir kıza aşık olmuş. Kızın babası, Hasan’ı ancak kırk okka ( altmış kilo ) tuzu sırtında obaya çıkarabilirse yiğitliğini göstereceğini ve herkesin onu damat olarak kabul edeceğini söylemiş.Hasan, sevdiğine kavuşmak için tuz çuvalını sırtına almış ve yola düşmüş. Sütüven şelalesine vardığında, tuz sırtını yakmaya başlamış, yere düşmüş. Çıkan fırtına ile beraber Hasan günler sonra Gökbüvet’te bulunmuş. Gökbüvet’in ismi de Hasanboğuldu olmuş.
Balıkesir- Çanakkale yolu üzerinde tabelasını görebilirsiniz. Buradan girdikten sonra bir süre stabilize yoldan devam ediyorsunuz. Arabanızı girişe park ettikten sonra Hasanboğuldu’ya kadar dere kenarından yürümeniz gerekiyor. Ama şelaleyi girişte görebilirsiniz.
Buradaki tesiste mutlaka ve mutlaka güveçte alabalık yemenizi öneririm. Hayatımda yediğim en lezzetli alabalıklardan biriydi diyebilirim.
Kaz Dağları’nda İki Köy; Adatepe, Yeşilyurt
Her iki köy de Rumlardan kalma küçük ve şirin köyler. Taş işçiliğini bu iki köyde de görebilirsiniz. Havası çok temiz olduğu kadar, köyde yetiştirilen meyvelerin hepsi de çok ama çok lezzetli. Yukarılara doğru çıktığınızda dağ ve deniz manzarası sizi karşılıyor.
Yeşilyurt Köyü, Adatepe köyüne göre daha bakımlı ve turistik tesisleri daha fazla. Köy meydanındaki kahvede Adaçayı içmenizi öneririm. Ne kadar lezzetli yaptıklarını siz de göreceksiniz.
Yeşilyurt Köyü, mitolojide ‘İlk Güzellik Kraliçesi Yarışması’nın yapıldığı yer olarak da geçer.
Adatepe Köyü’nde evler daha az restore edilmiş ve evler biraz daha bakımsız kalmış. Ama işin güzel tarafı, doğallığından hiçbir şey kaybetmemiş. 1989 yılında sit alanı ilan edilmiş ve bu özelliğiyle bölgedeki koruma altına alınan ilk köy aslında. Çok eski değirmenleri dahi evlerin avlularında görebilirsiniz. Ve sokaklarda dolaşan keçileri:)
Tags: Balıkesir, Doğa Yürüyüşü, İstanbul'a Yakın Yerler, Marmara Bölgesi
Mart 30th, 2009 at 16:36
Buralara ben degitmiştim. Gerçekten harika yerler. O denizi maviliğini hiç unutamıyorum.