Dalmaçya’da Tarihi Bir Şehir, Dubrovnik
Dubrovnik, Adriyatik Denizi’nin kıyısında, Ortaçağ’dan kalma bir görüntüsüyle, tarihten kalma bir şehir. Buraya küçük İtalya diyenler bile var.
Ortaçağ’da büyük bir özenle kurulan bu şehrin ismi Ragusa imiş. Daha sonra ismi Dubrovnik olarak değişmiş. Dükkanları, içinde hala yaşayan insanları, kıyıya açılan geçitleri ile burası bambaşka bir şehir.
1991 savaşında Sırplar tarafından bu şehre de büyük zararlar verilmiş. Fakat Unesco Dünya Miras Listesi’nde yer aldıktan sonra restore edilerek tamamen eski haline döndürülmüş. Savaştan hiçbir iz kalmadığını söyleyebilirim. Sadece bazı yerlerde, özellikle korunmuş kurşun izleri var.
İşin güzel ve ilginç tarafı ise, bu tarih kokan caddelerdeki tüm evlerde hala yaşam devam ediyor. Evlerin camlarından sarkan çamaşırları, meydandaki pazardan alışverişini yapanlar, okuldan çıkmış çocuklar, köşe başlarında şarkılar söyleyip sohbet eden yaşlı amcalarla, burası turiste görülecek çok fazla şey bırakıyor.
Eski şehrin en ünlü caddesi Stradun Caddesi.Bu caddenin sonunda büyük bir meydan bulunuyor. Meydanda özgürlüklerini temsil eden Fransız Şövalyesi Orlando’nun heykeli bulunuyor. Bu heykel sadece özgürlüğü temsil etmemiş. Aynı zamanda Hırvatlar için heykelin el kol uzunluğu bir ölçü birimi olarak kullanılmış.
Dubrovnikliler, özgürlüklerine o kadar düşkünler ki, surların farklı yerlerinde ‘Dünyanın bütün altınları için bile özgürlük feda edilmez’ yazısı yazıyor. Hatta özgürlükleri için Osmanlılara altın verdikleri de söylentiler arasında.
Dubrovniklilerin özgürlük dışında bir diğer önem verdikleri nokta ise sağlık imiş. Dışarıdan gelen yabancıların taşıdığı hastalıklardan korunmak için sur dışında iki hafta boyunca karantina altında tutarlarmış. Dünyanın en eski eczanelerinden biri de burada yer alıyor. O döneme ait orijinal ilaç şişeleri vitrinde hala duruyor.
Stradun Caddesi’nden sağlı sollu bulunan sokaklara girdiğinizde, küçük esnafa ait her çeşit dükkan görebilirsiniz. Bu dükkanların en ilginç tarafı ise, dokuyu bozmamak adına hiçbirinde tabela olmaması. Dükkan adları camların üstünde yazılı.
Şehri dolaşmak 2 saat civarını buluyor. Tabii buradaki tüm müzelere girip çıkmak isterseniz bu süre uzayabiliyor. Bu müzeler arasında surlar, Rector Sarayı, Dominican manastırını gezmenizi öneririm.
Meydan aynı zamanda birden fazla kapıyla, sahile açılıyor. Sahile açılan bu kapılardan çıktığınızda, Adriyatik Denizi’nin muhteşem adalarına götüren tekneler görebilirsiniz. Bir gününüzü bu teknelerle adalar gezintisine ayırmanızı öneririm. Fiyatlar bizim ülkemizdeki gibi değişken değil. Hepsi aynı fiyatları uyguluyorlar.
Duorovnik’te kalacak yer bulmak sıkıntılı değil. Dubrovnik halkının birçoğu evlerini pansiyon olarak işletiyorlar. Ve sizi mutlaka gelip buluyorlar. Fiyatlar 25-30 Euro civarında değişiyor.
Biz şehir merkezinden uzakta, denizi daha fazla hissedebileceğimiz bir yerde kalmak istediğimiz için, Dubrovnik köylerinden birinde, yine pansiyon olarak işletilen bir evde kaldık. Burasının denizi ve manzarasıyla nefis bir yer olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca pansiyon olarak işletilen tüm evlerin çok temiz ve bakımlı olduğunu belirtmeliyim.
Tarihin ve doğanın buluştuğu bu mükemmel şehri mutlaka gezmeli, güzelliğin tadını çıkarmalısınız.
Tags: Adriyatik Denizi, Dalmaçya, Hırvatistan, Kültür Turu, Yurtdışı Gezi
Nisan 6th, 2010 at 13:04
Merhaba,
4 çift olarak Dubrovnik e gitmek istiyoruz. yazınızı gördük.. Kaldığınız yerin mail adresi, adresi vs. var mı? yada başka bir tavsiyeniz? çünkü tur kullanmayı düşünmüyoruz.
iyi çalışmalar
Nisan 8th, 2010 at 09:41
Merhaba,
Dubrovnik’te çokca sayıda evini pansiyon olarak işleten aileler var. Bu evlere orada Zimmer deniliyor. Oldukça temiz ve fiyat olarak da uygun yerler. Biz bu tarz, rastgele önümüze çıkan bir evde kaldığımız için adresi şu anda hatırlayamıyorum. Dubrovnik içine girmeden, (köprüyü geçmeden önce) sağdaki en son yerleşim yerinde olduğunu söyleyebilirim. Deniz kenarında, çok sevimli ve tenha bir yer.Şöyle de bir durum var: Siz zaten Dubrovnik sokaklarında dolaşırken, evlerini işleten insanlar gelip sizi bulacaklar ve kalacak yeriniz olup olmadığını soracaklardır. Bu insanlar oldukça kibar ve saygılılar. Çok nazik bir şekilde izin isteyerek yanınıza geliyorlar. Bu şekilde bile bulma imkanınız var.
Nisan 13th, 2010 at 23:49
Selam DENIZ DURAN’a.. Eger siz Dubrovnik ve diger sehirleri ziyaret etmek istiyorsaniz bence fransizca Auberge de jeunesse dedigimiz ingilizce hostel dedikleri yerleri seçin..Cok rahat yerler bulabilirsiniz.Googl’dan hostel diye grin..Ayrica oneden rezervasyon yapip accounta oduyorsunuz..Ben bunlardan iki sitenin ismini asagiya yaziyorum…
http://www.hostelworld.com
http://www.hostels.com
geceligi 15 euroidan basliyadan harika temiz yerler bulabilirsiniz…
Iyi tatiller