Geze Geze Biz

Gezginlerin anı defteri

Dalmaçya’da Tarihi Bir Şehir, Dubrovnik

Yazan gezegeze Tarih 31 Mayıs 2009

DSC_0258

Dubrovnik, Adriyatik Denizi’nin kıyısında, Ortaçağ’dan kalma bir görüntüsüyle, tarihten kalma bir şehir. Buraya küçük İtalya diyenler bile var.

DSC_0250

 

Ortaçağ’da büyük bir özenle kurulan bu şehrin ismi Ragusa imiş. Daha sonra ismi Dubrovnik olarak değişmiş. Dükkanları, içinde hala yaşayan insanları, kıyıya açılan geçitleri ile burası bambaşka bir şehir.

1991 savaşında Sırplar tarafından bu şehre de büyük zararlar verilmiş. Fakat Unesco Dünya Miras Listesi’nde yer aldıktan sonra restore edilerek tamamen eski haline döndürülmüş. Savaştan hiçbir iz kalmadığını söyleyebilirim. Sadece bazı yerlerde, özellikle korunmuş kurşun izleri var.

DSC_0227

İşin güzel ve ilginç tarafı ise, bu tarih kokan caddelerdeki tüm evlerde hala yaşam devam ediyor. Evlerin camlarından sarkan çamaşırları, meydandaki pazardan alışverişini yapanlar, okuldan çıkmış çocuklar, köşe başlarında şarkılar söyleyip sohbet eden yaşlı amcalarla, burası turiste görülecek çok fazla şey bırakıyor.

DSC_0234

Eski şehrin en ünlü caddesi Stradun Caddesi.Bu caddenin sonunda büyük bir meydan bulunuyor. Meydanda özgürlüklerini temsil eden Fransız Şövalyesi Orlando’nun heykeli bulunuyor. Bu heykel sadece özgürlüğü temsil etmemiş. Aynı zamanda Hırvatlar için heykelin el kol uzunluğu bir ölçü birimi olarak kullanılmış.

Dubrovnikliler, özgürlüklerine o kadar düşkünler ki, surların farklı yerlerinde ‘Dünyanın bütün altınları için bile özgürlük feda edilmez’ yazısı yazıyor. Hatta özgürlükleri için Osmanlılara altın verdikleri de söylentiler arasında.

DSC_0236

Dubrovniklilerin özgürlük dışında bir diğer önem verdikleri nokta ise sağlık imiş. Dışarıdan gelen yabancıların taşıdığı hastalıklardan korunmak için sur dışında iki hafta boyunca karantina altında tutarlarmış. Dünyanın en eski eczanelerinden biri de burada yer alıyor. O döneme ait orijinal ilaç şişeleri vitrinde hala duruyor.

Stradun Caddesi’nden sağlı sollu bulunan sokaklara girdiğinizde, küçük esnafa ait her çeşit dükkan görebilirsiniz. Bu dükkanların en ilginç tarafı ise, dokuyu bozmamak adına hiçbirinde tabela olmaması. Dükkan adları camların üstünde yazılı.

DSC_0239 

Şehri dolaşmak 2 saat civarını buluyor. Tabii buradaki tüm müzelere girip çıkmak isterseniz bu süre uzayabiliyor. Bu müzeler arasında surlar, Rector Sarayı, Dominican manastırını gezmenizi  öneririm.

DSC_0253

Meydan aynı zamanda birden fazla kapıyla, sahile açılıyor. Sahile açılan bu kapılardan çıktığınızda, Adriyatik Denizi’nin muhteşem adalarına götüren tekneler görebilirsiniz. Bir gününüzü bu teknelerle adalar gezintisine ayırmanızı öneririm. Fiyatlar bizim ülkemizdeki gibi değişken değil. Hepsi aynı fiyatları uyguluyorlar.

Duorovnik’te kalacak yer bulmak sıkıntılı değil. Dubrovnik halkının birçoğu evlerini pansiyon olarak işletiyorlar. Ve sizi mutlaka gelip buluyorlar. Fiyatlar 25-30 Euro civarında değişiyor.

Biz şehir merkezinden uzakta, denizi daha fazla hissedebileceğimiz bir yerde kalmak istediğimiz için, Dubrovnik köylerinden birinde, yine pansiyon olarak işletilen bir evde kaldık. Burasının denizi ve manzarasıyla nefis bir yer olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca pansiyon olarak işletilen tüm evlerin çok temiz ve bakımlı olduğunu belirtmeliyim.

DSC_0212

Tarihin ve doğanın buluştuğu bu mükemmel şehri mutlaka gezmeli, güzelliğin tadını çıkarmalısınız.



Yorum Yapın



Hakkında



Gezegeze.biz. Gezdiğiniz yerleri diğer insanlarla paylaşmanız, onlara gezerken gerekli olacak bilgileri vermeniz, bilgi ve deneyimlerinizi paylaşmak amacıyla kurulmuştur.