Baharın yüzünü gösterdiği bir hafta sonu uzun zamandır gitmek isteyip gidemediğimiz yere, Düzce’ye istikametimizi çevirdik. Turizm fuarından aldığımız broşürün rehberliğinde birçok güzellik gördük.
Düzce, 1999 yılında il olmuş, Batı Karadeniz’de kalan tek antik kent. Fakat biz doğa severler olarak, doğayı keşfetmeyi tercih ettiğimizden, Düzce merkezinde kültür gezisi yapmadık.
Göçmen Kuşların Yolu, Efteni Gölü
Efteni Gölü, yaklaşık 150 çeşit su kuşu türüne ev sahipliği yapıyor. Gölde, Kuğu, Karabatak, Flamingo, Su Tavuğu, Boz Kaz, Yeşilbaş Ördek, Sakar Meke, Sumru, Kız Kuşu, Çulluk, Balık Kartalı, Balıkçıl, Yılan Boyun, Angıt ilk göze çarpan kuş türlerini görebilirsiniz. Bunun için bir gözlem evi de yapılmış.
Efteni Gölü yakınlarında bir de Efteni Kaplıcası bulunuyor. Burada konaklama evi ve pansiyonlar mevcut.
Güzeldere’ye giderken tabelalarını görebilirsiniz. İkisi birbirine çok yakın olduğundan, iki yeri de aynı anda görebilirsiniz.
Güzeldere Şelalesi
Güzeldere^ye ulaşmak için tem otoyolundan Hendek çıkışından sonra Gölyaka tabelalarını takip etmeniz gerekiyor. Gölyaka’dan İse Güzeldere’nin tabelasını göreceksiniz.
Güzeldere’nin, dedemin çiftliği ile aynı isimde olması ve küçüklüğümle ilgili hep güzel anılarımın orada geçmesi nedeniyle benim için bambaşka bir tadı oldu.
Güzeldere yolu üzerinde manzaraya hakim güzel çay bahçeleri var. Bu çay bahçelerinden birinde oturup, şelale sesini uzaktan dinleyerek, bol bol oksijen solumanızı tavsiye ederim.
Çay bahçelerinde oraya özgü orman balı da satılıyor. Biz almayı istedik ama bir kaşığın bile çok ağır olduğunu, tüketmek için alışık olmak gerektiğini, aksi takdirde yataklık olabileceğimizi duyunca almaktan vazgeçtik.
Güzeldere’ye ulaşınca buranın müthiş doğasıyla karşılaştık. Kocaman yemyeşil bir yayla, karşılıyor sizi. Dayanamayıp, ayakkabılarımı çıkarıp, yayla gezintimi yalın ayak yaptım:)
Yaylada oturup çimenlerin üzerinde çay içebileceğiniz çok güzel bir çay bahçesi ve de konaklamak için Orman İşletme Müdürlüğüne ait ahşaptan odalar var. Yer temiz ve güzel.
Güzeldere Şelalesi, Türkiye’nin aynı zamanda en yüksek şelalesi. Dar bir vadide ve ağaçlarla çevrili olduğu için şelaleyi tam olarak göremiyorsunuz..
Şelalenin, uzun merdivenlerle inilen bir yolu var. Yukarı çıkanları gördükçe, insanların çok tembelleştiğini, bu yollarda bile bitap düştüklerini kendi kendimize düşünsek bile, idmanlı olmamıza ve sürekli hareket eden insanlar olmamıza rağmen yukarı çıkış bizi de yordu:)
Şayet bu civarda konaklamayıp yolunuza devam etmek isterseniz, en yakın konaklama ve de tesisi Aydınpınar Köy ’ünde bulabilirsiniz. Burada alabalık tesisinin aynı zamanda konaklama yerleri de var. Ama odalar lokanta ile o kadar iç içe ki, biz kalmayı tercih etmeyip geceyi Samandere ’de geçirmek istedik. Fakat buralarda konaklamak için yer bulmanın hiç de kolay olmadığını epeyce yol gidip, karanlıkta yer ararken anladık:(
Ürperten Güzellik, Samandere Şelalesi
Samandere Şelalesi, Düzce’nin en bilindik ve gözde mesire yerlerinden biri. Samandere Şelalesi, Orman Bakanlığı’nca "Tabiat Anıtı" ilan edilmiş.
Sular adeta kayaları delmiş ve büyük bir hızla akıyor. Bu sebeple sarp kayalar ürpertici. Şelale’yi izlemek için korkuluklu teras yapılmış. Ayrıca demir merdivenlerle aşağıya kadar inilebiliyor. Girişte inişin tehlikeli olduğu yazsa da, biz insana heyecan ve coşku veren bu manzarayı yakından göremeden edemedik. Kendinize güveniyorsanız, şelale boyunca aşağı doğru merdivenle vadinin en altına kadar inip, şelalenin gücünü yakından hissetmenizi tavsiye ederim.

Samandere Şelalesi’nde konaklama için biz sadece bir yer bulabildik. Gecenin karanlığında çok zor bulduğumuz bu tesis, oranın köylüsü tarafından işletiliyor. Çok konforlu olmasa da temiz ve düzenli. Odalar ahşaptan, kazıklarla dere üzerine yapılmış odalar var. Odanızın altından suyun aktığını görmek ilginç bir deneyim:) Burada hava o kadar temiz ki, bize o gece 4 saat uyku yetti.
Sabah kahvaltısında, tesiste gördüğümüz köpeğin sadakati beni çok etkilediğinden burada da anlatmak istiyorum.
Bir çoban köpeği sabah erkenden işletmenin kapısına geldi. Olduğu yerde hiç kıpırdamadan 5-6 dakika bekledi. İşletme sahibi bir torba içinde ekmek arası yiyecek hazırlamış ve bir poşete koymuştu. Köpeğin ağzına koyu ve köpek hızla uzaklaştı. Öğrendik ki, bu köpek, çoban için uzaklardan gelip yiyeceğini alıp gidiyormuş. Ve bunu günde üç defa tekrarlıyormuş.
Zamanınız varsa Şelale ziyaretinden sonra, oradan sahil tarafına inip Akçakoca’yı da görebilirsiniz. Keyifli bir yolu olduğunu söyleyebilirim. Fakat burada doğanın bozulmuş, betonlaşmanın fazlalaşmış olduğunu görünce biz çok fazla zaman geçirmek istemedik.
samandere selalesinde konakladığınız yeri tarif edermisiniz?bizde gitmek istiyoruz.
bilgi verirseniz seviniriz.
Merhaba,
Düzce’ye ulaştıktan sonra Samandere köyü tabelalarını takip etmeniz gerekiyor. Düzce Samandere köyü arası yaklaşık 21 km tutuyor. Düzce’de belediye binasının bitişiğindeki itfaiyenin sağından devam edip mezarlığı geçincde yola devam edeceksiniz..Kıvrımlı bir orman yolundan devam ediyorsunuz. Şelale girişinin biraz ilerisinde köylülerden birinin işlettiği bungalov evlerden oluşan bir tesis var. Fakat biz iki sene önce gidince konaklama için evlilik cüzdanı istemişlerdi. Şu anda isteyip istemediklerini bilemiyorum.Aşağıdaki numaradan ulaşıp sormanız gerekebilir.
Şelale Restoran ve Pansiyon
Zekai Ayyıldız
Tel : 0(380) 561 11 40
Gsm: 0555 306 77 12