Türkiye’nin en yeşil yerlerinden biri olan Ayder Yaylası, yazın ortasında dahi hissettirdiği serinlik ile, oldukça mistik bir görüntüye sahip.
Sırtını meşhur Kaçkar Dağları’na dayamış Ayder Yaylası, özellikle doğa severler için vazgeçilmez bir yer.
Türkiye’nin en yeşil yerlerinden biri olan Ayder Yaylası, yazın ortasında dahi hissettirdiği serinlik ile, oldukça mistik bir görüntüye sahip.
Sırtını meşhur Kaçkar Dağları’na dayamış Ayder Yaylası, özellikle doğa severler için vazgeçilmez bir yer.
Evimizin arka bahçesi sayılan Servetiye ve Servetiye Karşı köyleri bizim bir günlük bisiklet turumuz için aradığımız parkur oldu.
Bu köyler, İzmit’in Başiskele ilçesine bağlı, şehir merkezine km uzaklıkta olup güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş köyler.
Plitvice Milli Parkı, hayatımda gördüğüm en güzel yerlerden biri diyebilirim. Milli Park, Zagreb ile Zadar arasında kalan, birbirinden güzel 16 göl ve onları birbirine bağlayan şelalelerden oluşuyor.
Park, ormanlarla kaplı. Yeşilin her tonunu görmeniz mümkün.Kuş cıvıltıları, yaprak hışırtıları ve su şırıltıları arasında uzun yürüyüş parkurları var.
Dalyan, çevresindeki birçok turistik yere göre hiç bozulmamış, adeta gizli bir cennet. Bunun nedeni de, 12 km içeride olması. Dalyan’ın önünden bir nehir geçiyor ve bu nehirden sonra denize ulaşabiliyorsunuz.Sazlar arasında ilerlerken, kendinizi bir karmaşık bir bulmacanın içinde hissediyorsunuz.
Dalyan, Muğla’nın Ortanca ilçesine bağlı. En önemli geliri balıkçılık olsa da, son zamanlarda yerini turizme bırakmış.
Evliya Çelebi, Trabzon’un havasının hoşluğundan Tarb’ı Efzun dendiğini, zamanla bu ismin Trabzon’a döndüğünü yazmış.Havası, suyuyla gerçekten güzel şehir Trabzon.
Karadeniz’in hem kültürel, hem de doğa anlamda her şeyi bir anda bulabileceğiniz bir şehir burası.
Biz Trabzon’da Maçka’yı, Uzun Göl’ü, Hıdırnebi Yaylası’nı ve Atatürk Köşk’ünü gezdik. Aslında gezilecek yerler bununla sınırlı değil ama fazla zamanımız olmadığından diğer yerlere gidemedik. Bu makalede Sümela Manastırı ve Maçka’yı anlatıcam.
Bördübed, Ege kıyılarında, ormanı ve ormanın içine giren denizi ile, küçük bir Amazon’u andıran, sakin ve pırıl pırıl koyların bulunduğu bir tatil yöresi.
Adını savaş yıllarında bu koyda saklanan İngilizler ‘den alıyor. İngilizler, kuşların çokluğu ve çeşitliliği karşısında kuş yatağı anlamına gelen "Bird the bed" adını vermişler. İngilizler ‘in koyduğu bu ad zamanla değişime uğramış ve yöre Bördübet olarak anılmaya başlamış.
Ağva, iki yanında akan Göksu ve Yeşilçay nehirleri, yan cephesindeki hiç kirlenmemiş denizi ve yeşilliğiyle tam bir doğa harikası.
Ağva, İstanbul’a 97 km uzaklıkta. Şile ilçesine bağlı, Şile’den sonra yarım saatlik bir araba yolculuğu ile buraya ulaşabilirsiniz.
Serindere Kanyonu’nun bizim için apayrı bir yeri ve güzelliği var. Bu kanyonda günübirlik yürüyüş turu yaptıktan sonra İzmit’in bu cennet bölgesini keşfettik. Defalarca kez gelip gittik. Önce Yuvacık köylerinden bir bahçe aldık. Sonra da İstanbul’la tüm bağlarımızı koparıp, bu bölgede, doğa içinde bir yaşama başladık. Şimdi buralar bize bir yürüme yolu kadar yakın..
Sülüklügöl, eşsiz bir doğa manzarası eşliğinde yürümeyi sevenler için önerebileceğim en güzel yerlerden biri. Özellikle sonbahar mevsiminde. Göl çevresi romantik ve tablo gibi bir görünüme sahip.
Gölün adı Sülüklügöl olsa da, artık gölde sülük yaşamıyor. Köylüler gölde alabalık yetiştirmek isteyince, alabalıklar sülüklerin hepsini tüketmiş. Gölün içinde, fotoğraflardan da görebileceğiniz gibi uzun yıllardan kalma kavak ağaçları var. Tabii bu kavakların sadece gövdesi kalmış. Gerisi çürümüş.
![]()
Sayısını bilemediğim kadar çok gittik geldik bu bölgeye. Ve her gidişimizde bambaşka tatlar aldık, bambaşka güzellikler yaşadık.
İda Dağları
Asıl adı Kaz Dağları aslında. Deyişe göre, Homeros, dağlarından çıkan pınarlara bakarak “Bin Pınarlı İda” ismini vermiş buraya.
Burası, Edremit Körfezi’nin kuzeyinde Çanakkale ve Balıkesir illeri arasında yer alan ve içinde bin bir güzellik barındıran bir dağ sırası.
Mitolojiye göre, Zeus bu dağlarda doğmuş. Tanrılar Truva Savaşı’nı bu dağlardan izlemişler. Aşk Ve güzellik kraliçesi Afrodit ise ilk kez bu dağlarda aşık olmuş.
Bu bölge aynı zamanda dünyada en yüksek oksijen oranı olan yerler arasında ikinci sırada.