Çeşm-i Cihan, Amasra
Çarşamba, Mayıs 20th, 2009Amasra, Batı Karadeniz’de Bartın iline bağlı sevimli bir ilçe. Adalar zamanla birleşmiş ve Amasra bir yarımada şeklini almış.
Amasra’ya arabayla geliyorsanız, merkeze henüz ulaşmadan Bakacak tepesinde durup, merkezine yukarıdan bakmalısınız. Karadeniz’de bu denli açık ve uçsuz bucaksız bir manzara görmeniz zor.
Rivayete göre, Fatih Sultan Mehmet o günkü adıyla Amostris olan Amasra’yı fethetmeye geldiğinde bu tepede durmuş durmuş ve manzaraya baktıktan sonra Lala çeşmi cihan bura mı ola?(dünyanın gözü bura mı ola?) diye sormuş. Bu nedenle Amasra’ya Çeşm-i Cihan da deniliyor.
Servetiye Köylerinde Bisiklet Turu
Pazar, Mayıs 10th, 2009
Evimizin arka bahçesi sayılan Servetiye ve Servetiye Karşı köyleri bizim bir günlük bisiklet turumuz için aradığımız parkur oldu.
Bu köyler, İzmit’in Başiskele ilçesine bağlı, şehir merkezine km uzaklıkta olup güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş köyler.
İki Nehir Arasında, Ağva
Çarşamba, Nisan 15th, 2009
Ağva, iki yanında akan Göksu ve Yeşilçay nehirleri, yan cephesindeki hiç kirlenmemiş denizi ve yeşilliğiyle tam bir doğa harikası.
Ağva, İstanbul’a 97 km uzaklıkta. Şile ilçesine bağlı, Şile’den sonra yarım saatlik bir araba yolculuğu ile buraya ulaşabilirsiniz.
Ege’nin Saklı Cenneti, Assos
Salı, Nisan 14th, 2009Assos, Edremit Körfezi’nde ve bence Ege’nin en güzel yerlerinden biri. Diğer bir ismi Behramkale. Burası çoğunlukla, tarihi zenginliği nedeniyle kültür sanat ile haşır neşir olanların, yazarların, sanatçıların geldiği bir yöre.
Tarihi limana sahip olan Assos’ta su pırıl pırıl olduğundan yüzen balıkları görebiliyorsunuz.
Evleriyle Meşhur Safranbolu
Cuma, Nisan 10th, 2009Safranbolu da, birden fazla gittiğimiz yerlerden bir tanesi. 1994 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine dahil edilmiş.
Bilinmeyen Bir Cennet, Kıyıköy
Pazartesi, Nisan 6th, 2009Kıyıköy Kırklareli’ne bağlı küçük ve şirin bir köy. İçinden çok güzel bir nehir geçiyor. Ve bu nehir sularını Karadeniz’e döküyor.
Biz Kıyıköy’e iki defa gittik. İlkinde turla beraber doğa yürüyüşü yaparak keşfettik Kıyıköy’ün güzelliklerini. Sonra doyamayıp, ikinci kez arabamıza atlayıp soluğu orada aldık.
İlginç Bir Deneyim, Serindere Kanyonu
Cuma, Nisan 3rd, 2009Serindere Kanyonu’nun bizim için apayrı bir yeri ve güzelliği var. Bu kanyonda günübirlik yürüyüş turu yaptıktan sonra İzmit’in bu cennet bölgesini keşfettik. Defalarca kez gelip gittik. Önce Yuvacık köylerinden bir bahçe aldık. Sonra da İstanbul’la tüm bağlarımızı koparıp, bu bölgede, doğa içinde bir yaşama başladık. Şimdi buralar bize bir yürüme yolu kadar yakın..
Büyülü Bir Atmosfer İçin, Sülüklügöl
Perşembe, Nisan 2nd, 2009Sülüklügöl, eşsiz bir doğa manzarası eşliğinde yürümeyi sevenler için önerebileceğim en güzel yerlerden biri. Özellikle sonbahar mevsiminde. Göl çevresi romantik ve tablo gibi bir görünüme sahip.
Gölün adı Sülüklügöl olsa da, artık gölde sülük yaşamıyor. Köylüler gölde alabalık yetiştirmek isteyince, alabalıklar sülüklerin hepsini tüketmiş. Gölün içinde, fotoğraflardan da görebileceğiniz gibi uzun yıllardan kalma kavak ağaçları var. Tabii bu kavakların sadece gövdesi kalmış. Gerisi çürümüş.
Bin Pınarlı İda…
Pazartesi, Mart 30th, 2009![]()
Sayısını bilemediğim kadar çok gittik geldik bu bölgeye. Ve her gidişimizde bambaşka tatlar aldık, bambaşka güzellikler yaşadık.
İda Dağları
Asıl adı Kaz Dağları aslında. Deyişe göre, Homeros, dağlarından çıkan pınarlara bakarak “Bin Pınarlı İda” ismini vermiş buraya.
Burası, Edremit Körfezi’nin kuzeyinde Çanakkale ve Balıkesir illeri arasında yer alan ve içinde bin bir güzellik barındıran bir dağ sırası.
Mitolojiye göre, Zeus bu dağlarda doğmuş. Tanrılar Truva Savaşı’nı bu dağlardan izlemişler. Aşk Ve güzellik kraliçesi Afrodit ise ilk kez bu dağlarda aşık olmuş.
Bu bölge aynı zamanda dünyada en yüksek oksijen oranı olan yerler arasında ikinci sırada.
Doğanın Merkezindeki Yer, Düzce
Pazar, Mart 29th, 2009
Baharın yüzünü gösterdiği bir hafta sonu uzun zamandır gitmek isteyip gidemediğimiz yere, Düzce’ye istikametimizi çevirdik. Turizm fuarından aldığımız broşürün rehberliğinde birçok güzellik gördük.
Düzce, 1999 yılında il olmuş, Batı Karadeniz’de kalan tek antik kent. Fakat biz doğa severler olarak, doğayı keşfetmeyi tercih ettiğimizden, Düzce merkezinde kültür gezisi yapmadık.