<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Geze Geze Biz &#187; Yurtdışı Gezi</title>
	<atom:link href="http://gezegeze.biz/etiket/yurtdisi-gezi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://gezegeze.biz</link>
	<description>Gezginlerin anı defteri</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Sep 2011 07:43:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Erkek Olunası Şehir, Varna-Bulgaristan</title>
		<link>http://gezegeze.biz/erkek-olunasi-sehir-varna-bulgaristan/</link>
		<comments>http://gezegeze.biz/erkek-olunasi-sehir-varna-bulgaristan/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 May 2011 20:27:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gezegeze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Turu]]></category>
		<category><![CDATA[varna]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Seyahat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gezegeze.biz/erkek-olunasi-sehir-varna-bulgaristan/</guid>
		<description><![CDATA[Bu seyahatimizde bir değişiklik yapıp, ulaşım ve konaklamayı tur firmasından almaya karar verdik ve çok da memnun kaldık. 4 gece 5 yıldızlı otelde konaklama, sabah kahvaltısı ve akşam yemeği ve ulaşım dahil kişi başı 200 TL ödeme yaptık. Açıkcası ucuzluğundan dolayı otelden biraz şüphelerimiz vardı. Fakat gidince beklentilerimizin de ötesinde çok güzel bir otelle karşılaştık. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu seyahatimizde bir değişiklik yapıp, ulaşım ve konaklamayı tur firmasından almaya karar verdik ve çok da memnun kaldık.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/16.jpg"><img style="background-image: none; padding-left: 0px; padding-right: 0px; display: inline; padding-top: 0px; border: 0px;" title="16" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/16_thumb.jpg" border="0" alt="16" width="334" height="238" /></a></p>
<p>4 gece 5 yıldızlı otelde konaklama, sabah kahvaltısı ve akşam yemeği ve ulaşım dahil kişi başı 200 TL ödeme yaptık. Açıkcası ucuzluğundan dolayı otelden biraz şüphelerimiz vardı. Fakat gidince beklentilerimizin de ötesinde çok güzel bir otelle karşılaştık. 5 yıldızlı Dimyat Otel’de güleryüzlü ekip tarafından çok iyi karşılandık. Ayrıca kahvaltıda çay, peynir,zeytin yemek bizim için yurtdışında çok güzel bir süpriz oldu<img class="wlEmoticon wlEmoticon-smile" style="border-style: none;" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/wlEmoticon-smile.png" alt="Gülümseme" /></p>
<p><span id="more-1296"></span></p>
<p>Salı akşamı İncirli durağından bindiğimiz tur otobüsü ile sabah saat 8 civarında Varna’ya vardık. Sınır kapısında yaklaşık 1.5 saat geçirdik. Bulgaristan girişinde memurların çok kaba olduğunu belirtmeliyim. Kuyruğa sokmadan otobüse gelip, pasaportları toplamaları güzel bir hizmet. Fakat polisler otobüste sohbet edenleri  nedense sert bir dille uyardı.</p>
<p>Varna’da otelde biraz dinlendikten sonra tüm gün Varna’yı dolaştık. Diğer üç günde ise otele kadar ayağımıza gelen kiralık araba ile (araba kirası günlük 25 Euro) diğer şehirleri ve çevresini dolaştık.</p>
<p><strong>Varna’da Gezilecek Yerler</strong></p>
<p><strong><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/15.jpg"><img style="background-image: none; padding-left: 0px; padding-right: 0px; display: inline; padding-top: 0px; border: 0px;" title="15" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/15_thumb.jpg" border="0" alt="15" width="295" height="219" /></a><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/12.jpg"><img style="background-image: none; padding-left: 0px; padding-right: 0px; display: inline; padding-top: 0px; border: 0px;" title="12" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/12_thumb.jpg" border="0" alt="12" width="299" height="213" /></a></strong></p>
<p>Varna yemyeşil bir şehir. Buraya leylaklar şehri de diyebiliriz. Bizim özenle ektiğimiz tek tük leylak ağaçları, bu şehirde orman ağacı olmuş. Tüm şehir leylak kokularıyla buram buram kokuyor.  Yeşile meraklı iseniz, Varna’nın görülecek yerleri arasında en önce 4 km uzunluğundaki müthiş parkı gelmeli. Yemyeşil park, şehrin merkezinde bir orman havasında. Her yerde doğal peyzaj var. Park boyunca denize girilebilecek çok güzel kumsallar var. Deniz durgunluğu ile  Karadeniz’den ziyade Adriyatik Denizi’ni andırıyor.</p>
<p>Varna’nın trafiğe kapalı çok çarşısında ise yürüyüş yapmak çok zevkliydi.</p>
<p>Bunlar dışında Roma Hamamı, Katedral  ve Bazilika gözülecek tarihi yerler arasında.</p>
<p><strong>Bulgaristan Hakkında Genel Bilgiler</strong></p>
<p>* Bulgaristan’ın nüfusu 8 milyon civarında. Son 10 yılda 2 milyon kadar nüfusları eksilmiş. İnsan azlığını, trafikte dahil her yerde görebiliyorsunuz. Kadın nüfusu ise erkek nüfusundan çok fazla. Bu sebeple her yerde (parklarda, çöp toplamada, inşaatlarda..) kadın çalışanları görüyorsunuz.  Erkekler arasında rekabet olmadığından çok bakımlı ve yakışıklı erkekler yok. Fakat kızların çoğunluğu çok bakımlı ve de çok güzel.</p>
<p>*Ülkenin kendine ait bir para birimi Leva.1 TL yaklaşık olarak 1 Leva’ya denk geliyor.</p>
<p>*Yemek konusunda sıknıtı yaşamayacağınız bir ülke. Her çeşit yemek bulmanız mümkün. Özellikle sebze ızagaraları çok beğendik. Merkezinde çok rahat bulacağınız Godzilla cafeyi kesinlikle tavsiye ederim. Çok lezzetli salataları var. Üstelik fiyatlar çok çok uygun. Yalnız masalarda ekmek aramayın. Ekmekler her yerde dilimi 40 kuruş civarında ekstra olarak satılıyor.Yemek ücretleri ise ülkenin her yerinde çok uygun fiyatlarda.</p>
<p>*Ülkede Türkler çok sayıda olduğundan, İngilizce bilenler az olsa da iletişim kurmakta problem yaşamıyorsunuz.</p>
<p>*Trafik çok sakin akıyor ve genelde insanların tümü trafik kurallarına çok ciddi uyuyor. Yayalar, araba olmasa bile kırmızı ışıkta kesinlikle geçmiyor, yeşil yanana kadar bekliyorlar. Fakat yolları oldukça bozuk. Yolların ortasında kocaman parça delikler var. En işlek yollarında dahil. Yollarda krill alfabesini çözmek biraz sıkıntılı.Bu sebeple yol çıkmadan çözmekte yarar var.</p>
<p>Çok da uzun olmamak üzere bazı yollarda otoban mevcut ve ücretli değil. arabayla dolaşmak için park sıkıntısı neredeyse hiç yok. Her yerde rahatlıkla park edecek bir yer bulabiliyorsunuz.</p>
<p>* Bulgaristan’da hırsızlığın yaygın olduğu ve çantalarımıza çok dikkat etmemiz gerektiği konusunda defalarca uyarıldık. Fakat hiçbir sıkıntı ile karşılaşmadık. Çantaları çapraz takıp cüzdanı arkada taşımadığınız sürece hiçbir problem yok.Yine de ülkede çok fazla sayıda bulunan çingenelere dikkat etmek lazım. Özellikle iyi giyimli olanlara…</p>
<p>* Casinolar çok yaygın. Fakat gittiğimiz casinolar bizim hayal ettiğimiz gibi çıkmadı. Atari salonundan farklı değil. Bulgaristan’ın turizm hareketliliğini casinolar sağlıyor.</p>
<p>* Döviz bozdururken çok dikkatli olmak gerekiyor. Birçok döviz bürosu komisyon kesiyor. Ayrıca dışarıda bozdurmak da pek güvenilir değil.</p>
<p><strong>Balchik Botanik Parkı </strong></p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/13.jpg"><img style="background-image: none; padding-left: 0px; padding-right: 0px; display: inline; padding-top: 0px; border: 0px;" title="13" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/13_thumb.jpg" border="0" alt="13" width="265" height="189" /></a><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/11.jpg"><img style="background-image: none; padding-left: 0px; padding-right: 0px; display: inline; padding-top: 0px; border: 0px;" title="11" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/11_thumb.jpg" border="0" alt="11" width="266" height="190" /></a></p>
<p>İkinci gün, krill alfabesini çözdükten sonra, tur ekibinden bağımsız olarak kiraladığımız araba ile Balchık’a gittik.  Arabayla dolaştığımız düğer ülkelerden sonra ilk defa trafik polisi tarafından durdurulduk. Hiçbir kuralı ihlal etmesen de polisin durdurması halinde mutlaka rüşvet istediklerini duymuştuk. Fakat biz böyle bir şey görmedik. Evraklarımız incelendi ve yolumuza devam ettik.</p>
<p>Balchik, sahile kıyısı olan, ünlü kalkan balığı ile yemyeşil, sevimli bir kasaba. Binbir türlü çiçeğin bulunduğu botanik parkı ve Romen kraliçesinin deniz nazır evini (iki yer için giriş ücreti kişibaşı 11 TL cavarında) gezdikten sonra biz yolumuza devam edip Bulgaristan’ın en kuzey burnu olan Kaliakra’ya devam ettik. Burada aynı zamanda arkeolojik müze de var.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/10.jpg"><img style="background-image: none; padding-left: 0px; padding-right: 0px; display: inline; padding-top: 0px; border: 0px;" title="10" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/10_thumb.jpg" border="0" alt="10" width="261" height="186" /></a></p>
<p><strong>Türklerin yoğun olduğu şehir,  Shumen</strong></p>
<p>Üçüncü gün yine arabayla Türklerin çok yoğun olduğu bir şehre, Shumen’e gittik. Varna’dan Shumen’e kadar otoban var ve uzaklık yaklaşık 85 km.</p>
<p>Burada görülebilecek yerler  ne yazk ki restorasyonu senelerce devam etmiş ve hala devam etmekte olan küçük bir cami ve Bulgaristan’ın kuruluşunu simgeleyen bir anıt ile sınırlı.Şehre saat 11 civarında girdiğimizde terkedilmiş bir şehir gibi gelmişti. Fakat sonra yavaş yavaş hareketlenmeye başladı.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/8.jpg"><img style="background-image: none; padding-left: 0px; padding-right: 0px; display: inline; padding-top: 0px; border: 0px;" title="8" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/8_thumb.jpg" border="0" alt="8" width="175" height="244" /></a></p>
<p>Shumen’de bu denli insan azlığına rağmen çok geniş meydanlar ve araba girmeyen, geniş geniş yürüyüş yolları var. Çok güzel cafeler sırasıyla dizilmiş. Fakat yemek yemek için seçenek çok azdı ve yemekler kötüydü. Ya da biz yabancısı olduğumuz için nerede yemek yenileceğini bilemedik.</p>
<p>Shumen’de dolaştıktan sonra  içinde Türk köylerinin de olduğu, muhteşem atların yetiştirildiği köylerde gezinti yaptık.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/3.jpg"><img style="background-image: none; padding-left: 0px; padding-right: 0px; display: inline; padding-top: 0px; border: 0px;" title="3" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/3_thumb.jpg" border="0" alt="3" width="262" height="187" /></a><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/2.jpg"><img style="background-image: none; padding-left: 0px; padding-right: 0px; display: inline; padding-top: 0px; border: 0px;" title="2" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/2_thumb.jpg" border="0" alt="2" width="244" height="184" /></a></p>
<p><strong>Zhravna ve Türk Köyleri</strong></p>
<p>Dördüncü gün, Burgas yolundan ara ve kestirme yolları kullanarak, yaklaşık 300 km uzaklıktaki, doğallığından hiçbir şey kaybetmemiş Zhravna köyüne gittik. Burada yediğimiz iki köy salatası, koyun yoğurdu ve Bulgaristan’ın meşhur ev yapımı domatesli-biberli sosundan yedik. 10 lira civarında bir ücret ödedik.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/4.jpg"><img style="padding-left: 0px; padding-right: 0px; display: inline; padding-top: 0px; border: 0px;" title="4" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/4_thumb.jpg" border="0" alt="4" width="244" height="174" /></a><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/21.jpg"><img style="background-image: none; padding-left: 0px; padding-right: 0px; display: inline; padding-top: 0px; border: 0px;" title="21" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/21_thumb.jpg" border="0" alt="21" width="241" height="172" /></a></p>
<p>Zhravna köyünden sonra Kotel şehrine uğrayıp, Shumen yolunu takip ederek Türk köylerinin bolca bulunduğu bir bölgeye geldik. Atlarla, koyunlarla fotoğraflar çektik, orada yaşayan Türklerle sohbet ettik (birçoğunun aksan nedeniyle Türkçesini anlamak biraz zor). Köylerin doğallığı, temizliği ve manzarası kesinlikle görülmeye değer. Burada yaşayan tüm hayvanların organik beslendiği kesin. Bu sebeple insanlar orada şanslı sayılırlar.</p>
<p>Dönüş yolunda Meliki Preslav isimli yerde, sevimli bir tesiste yeşil çay molasından otobana bağlanarak Varna’ya döndük.</p>
<p><strong>Dönüş Yolu</strong></p>
<p>Otobüsümüz saat 9:00 civarında hareket etti. Burgas şehrine yakın Küçük bir yarımada üzerinde bulunan, Alaçatı’yı andıran Nessebar kasabasında 1 saatlik mola verdik. Balık lokantalarıyla dolu bu şirin kasabada nefis bir ızgara kalamar yedik (7 TL civarında).14:30 civarında geldiğimiz sınır kapısından ise nihayet 17:00 cavrında çıkabildik.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/1.jpg"><img style="background-image: none; padding-left: 0px; padding-right: 0px; display: inline; padding-top: 0px; border: 0px;" title="1" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2011/05/1_thumb.jpg" border="0" alt="1" width="175" height="244" /></a></p>
<p><strong>Bulgaristan’dan Ne Alınır? </strong></p>
<p>Gofretleri çok meşhur ve fiyatları oldukça uygun.</p>
<p>Dolates, biber ve patlıcan közünden oluşan, kahvaltıda ekmeğe sürüp yedikleri lezzetli soslardan alabilirsiniz.</p>
<p>Bakım ürünleri çok uygun fiyatlarda.</p>
<p>Şaraplar da uygun fiyatta ve oldukça lezzetli. Fakat en fazla 2 şişe geçirebilirsiniz. Daha fazlası yasak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gezegeze.biz/erkek-olunasi-sehir-varna-bulgaristan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karadağ-Montenegro</title>
		<link>http://gezegeze.biz/karadag-montenegro/</link>
		<comments>http://gezegeze.biz/karadag-montenegro/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 22:26:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gezegeze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Montenegro-Karadağ]]></category>
		<category><![CDATA[Araba Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Balkanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz tatili]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Seyahat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gezegeze.biz/karadag-montenegro/</guid>
		<description><![CDATA[&#160; İstanbul Podgorica arası uçak yolculuğu 1 saat 25 dakika sürüyor.Havaalanının sakinliğinden ülkenin de oldukça sakin olduğu hemen anlaşılıyor. &#160; Havaalanı şehir merkezine 10 km uzaklıkta ve toplu ulaşım aracı bulunmuyor. Şehir merkezine ulaşmak için taksiyle gitmek tek seçenek.Bunun da bedeli 15 Euro.Karadağ küçük bir ülke olduğu için ve otobüs saatlerini&#160; her zaman uyduramayacağımız için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0044.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0044" border="0" alt="DSC_0044" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0044_thumb.jpg" width="410" height="273" /></a>&#160;</p>
<p>İstanbul Podgorica arası uçak yolculuğu 1 saat 25 dakika sürüyor.Havaalanının sakinliğinden ülkenin de oldukça sakin olduğu hemen anlaşılıyor. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0047.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0047" border="0" alt="DSC_0047" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0047_thumb.jpg" width="411" height="274" /></a>&#160;</p>
<p>Havaalanı şehir merkezine 10 km uzaklıkta ve toplu ulaşım aracı bulunmuyor. Şehir merkezine ulaşmak için taksiyle gitmek tek seçenek.Bunun da bedeli 15 Euro.Karadağ küçük bir ülke olduğu için ve otobüs saatlerini&#160; her zaman uyduramayacağımız için biz araba kiralamalayı tercih ettik.Günlük 50 Eurodan, havaalanından üç günlük arabamızı kiraladık.Bu fiyata full kasko dahildi. Ayrıca ilk defa depozitosuz araba kiralamış olduk. </p>
<p> <span id="more-1280"></span>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_00521.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0052" border="0" alt="DSC_0052" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0052_thumb1.jpg" width="177" height="265" /></a>&#160;<a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_01851.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0185" border="0" alt="DSC_0185" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0185_thumb1.jpg" width="178" height="266" /></a></p>
<p><strong>Karadağ Hakkında Genel Bilgiler</strong> </p>
<p>*Ülkenin kendine ait bir para birimi yok. Euro, her yerde geçerli olan para.</p>
<p>*Damak zevkinize uygun yemekleri her yerde bulmak mümkün.Özellikle pizzaları oldukça lezzetli. Cevabi denilen ekmek arası köfte ise tüm ülkede çok yaygın. Fiyatlar bizimkinden&#160; daha uygun.Özellikle iç taraflara gittikçe daha da ucuzluyor.Kahvaltıda ise en iyi seçeneğiniz maalesef onların da aynı isimle söyledikleri kocaman parça bir börek olabilir.    <br />Yemek porsiyonlarının oldukça büyük olduğunu belirtmeliyim.Ne isterseniz isteyin, her şey kocaman porsiyonlarda geliyor. </p>
<p>*Ülkenin her yerinde ve her kafede çay bulmanız mümkün. Onlarda da çay aynı şekilde söyleniyor. Çay istediğinizi belirtirseniz, kocaman fincanlarda, kocaman bir dilim limon ve bal&#160; ile hemen getiriveriyorlar. </p>
<p>*Ülkenin her yerinde ev olan fakat pansiyon olarak işletilen,adına zimmer dedikleri oldukça temiz pansiyonlar var. İki kişi&#160; 30 euro civarında kalabilirsiniz. </p>
<p>*Ülkede İngilizce bilen birilerini bulmak oldukça nadir bir durum.En turistik yerdeki çalışanlar bile İngilizce bilmiyor. Ayrıca tabela ve menulerde İngilizce açıklama yok.Fakat turizme çok önem verdiklerinden herkes çok güleryüzlü ve yardımsever. Restoran ve kafelerde sipariş verir vermez fişi kesip hemen masaya bırakıyorlar.Bu sebeple bilinçli veya bilinçsiz yanlışlık yapma ihtimali kesinlikle yok. </p>
<p>*Trafik Avrupa&#8217;daki kadar düzenli değil. Trafiğin Türkiye&#8217;deki düzene yakın bir şekilde aktığını söyleyebilirim.Yollar genellikle dağ yolları ve çok dar olduğundan 90&#8242;ın üzerine çıkmak pek mümkün olmuyor. Park yeri her yerde mevcut.Fakat ücretsiz yer bulmak pek mümkün olmuyor.Saatlik&#160; park ücreti ise&#160; 80-90&#160; cent civarında. </p>
<p>*Gördüğünüz tüm sahillerde şezlonglu,duşlu ve kabinli plajlar bulmanız mümkün. Üstelik bunların büyük bir kısmı ücretsiz. </p>
<p>Budva&#8217;da iki gün için hostelden yerimizi ayırdığımızdan hiç oyalanmadan Budva&#8217;ya doğru yola çıktık. Podgorica&#8217;dan Budva&#8217;ya iki yol seçeneği var. Biz sahilde göreceğimiz yerler olduğundan Petrovaç üzerinden gitmeyi tercih ettik. Podgrica-Budva arası yaklaşık 1.5 saat sürüyor. Ara duraklarla bizim için bu süre 2.5 saati buldu.İlk durağımız sahil şeridinde küçük bir yerleşim yeri olan Petrovaç oldu.Güzel bir plajı olmasına rağmen çok kalabalık olduğundan sahilde kısa bir yürüyüş yaptıktan sonra oradan ayrıldık. </p>
<p>Daha sonra Budva&#8217;ya 15 km kala Sveti Stephan adasını ziyaret ettik. Ada, Sophien Loren&#8217;in tatilini her sene burada yapması ile ünlenmiş.Ülkenin en turistik yerlerinden biri olan ada, Singapurlular tarafından satın alındığından ve restorasyon işlemleri devam ettiğinden adanın&#160; içine girilemiyor.&#160; Fakat yüzmek için sahili diğer yerlere göre çok sakin ve suyu çok güzel. Burada kısa bir deniz molası verdikten sonra Budva merkezine doğru yola çıktık. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0019.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0019" border="0" alt="DSC_0019" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0019_thumb.jpg" width="308" height="205" /></a> </p>
<p><strong>Budva:</strong> </p>
<p>Budva özellikle Rus turistlerin akınına uğramış, oldukça güzel kızların bir arada bulunduğu, tanıtımı çok iyi yapılan oldukça turistik bir şehir.    <br />Budva aynı zamanda uzun ve çok keyifli bir plaja sahip. Sahilin paralelindeki sokak ise her türlü yemeği bulabileceğiniz, yüzden fazla dükkanın bulunduğu,her an bir aktivitenin görüldüğü, gezmekten hiç sıkılmayacağınız bir sokak.Sokağın bitiminde ise Unesco kültür mirasına alınmış eski şehir yer alıyor. Eski şehrin çıkış kapılarından sonra plaj yine devam ediyor. Plaj boyunca ilginç kayalıklardan yürüyüş yolları var. Bazen kayalıklar arasında açılmış deliklerden diğer tarafa geçişler sağlanıyor.Oldukça ilginç olan bu sahilde yüzmesi de bir o kadar keyifli. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_01571.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0157" border="0" alt="DSC_0157" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0157_thumb1.jpg" width="316" height="211" /></a>&#160;</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_01651.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0165" border="0" alt="DSC_0165" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0165_thumb1.jpg" width="312" height="207" /></a></p>
<p>Hostelimize yerleşip biraz dinledikten sonra ilk işimiz yemek için yer aramak oldu. Kaldığımız hostelde, bize sahildeki restoranların pahalı ve lezzetsiz olduğu bu nedenle iç taraflarda yemek yememizin daha iyi olacağını söylediler. Biz de önerdikleri ilk yerde yemek molası verdik. Fakat oldukça kötü iki spagetti tabağına 15 Euro ödeyince ve sahilde çok daha lezzetli ve ucuz yemekleri bulunca bu bilginin tamamen yanlış olduğunu öğrenmiş olduk.Sahil yolundan devam edip eski şehrin içine girdik. </p>
<p>Stari Grad olarak da anılan eski şehirde, İtalyan havası hakim.Tüm binalar ve sokaklar taştan yapılmış. Kale kapısının girişinde küçük bir avlu bulunuyor. Avludaki saat kulesinin altında&#160; eskiden insanlar tokat yoluyla cezalandırılırmış.Şehrin en önemli meydanı ise, en yüksek tepesi olan çan kulesinin önü. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0032.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0032" border="0" alt="DSC_0032" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0032_thumb.jpg" width="276" height="184" /></a>&#160;<a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0025.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0025" border="0" alt="DSC_0025" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0025_thumb.jpg" width="274" height="183" /></a>&#160;</p>
<p>Eski şehri gezdikten sonra ilginç kaya oluşumlarının arsından geçerek kendimizi Adriyatik denizinin serin sularına bıraktık. 35 derece altında gün boyu gezimizin yorgunluğuna deniz çok iyi geldi. </p>
<p>Akşam saatlerini ise Budva&#8217;nın cıvıl cıvıl sokaklarında yemek yemek ve gezmekle geçirdik. </p>
<p>Ertesi gün, erkenden kalkıp sahilde börek ve çayla kahvaltı yaptıktan sonra Kotor yolu üzerinden Loucen Milli Parkına doğru yola çıktık. Milli Park,aynı zamanda ülkenin en yüksek tepesine sahip. Oldukça virajlı ve çoğu zaman tek arabanın bile geçemeyeceği yolları biraz zorlu.Biz Kotor tarafından geldiğimiz için milli park girişi için kişi başı 2 Euro ödedik.Fakat diğer seçenek olan Çetince yolundan gelince ücret alınmıyor.Üstelik o yol çok daha kolay. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0069.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0069" border="0" alt="DSC_0069" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0069_thumb.jpg" width="269" height="180" /></a>&#160;</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_00871.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0087" border="0" alt="DSC_0087" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0087_thumb1.jpg" width="268" height="191" /></a>&#160;</p>
<p>Milli parkın girişinde, sağ tarafta peynir ve bal üretimi yapan küçük çiftlikler var. Burada küçük bir yemek molası vermek mümkün. Oturmak için piknik masaları var. Peynir ve balları oldukça lezzetli.Orada yemek isterseniz yanınıza bıçak almanızda yarar var. Kocaman&#160; parça peyniri elinizle koparmanız pek mümkün değil.Milli parkın içinden 10 km devam ettiğinizde ise 1840 metre yüksekliğinde, Montenegro, Arnavutluk ve Dubrovnik&#8217;i ayaklarınızın altında görebileceğiniz en yüksek tepeye ulaşıyorsunuz. Bu tepeye çıkmak için sadece arabayla ulaşmak yetmiyor. Kayanın içinden açılan 400 basamaklı bir tünelden yukarı doğru çıkınca zirveye ulaşmış oluyorsunuz. Zirvede tek parçadan oluşan, 24 ton ağırlığındaoldukça büyük bir heykel ve altından kaplama tavanlar var. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0077.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0077" border="0" alt="DSC_0077" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0077_thumb.jpg" width="160" height="240" /></a>&#160;<a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0090.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0090" border="0" alt="DSC_0090" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0090_thumb.jpg" width="160" height="240" /></a>&#160; <a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0089.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0089" border="0" alt="DSC_0089" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0089_thumb.jpg" width="160" height="240" /></a> </p>
<p>Milli parktan sonra yolumuza Çetince&#8217;den devam ettik. Orman yollarında&#160; küçük ama sevimli tesislerde zaman zaman içecek molası vererek yaklaışık 1.5 saat içinde Çetince&#8217;ye varmış olduk.Çetince, sevimli sokaklarının olduğu çok sakin ve düzenli bir şehir. Daha önceleri Karadağ başkenti iken daha sonra başkentliği Podgrica&#8217;ya vermiş. Çetince&#8217;de çok lezzetli bir pizza&#160; yedikten sonra Budva&#8217;ya doğru yola çıktık.Çetince ile Budva arasında üzeri nilüferlerle kaplı Rijeka Crnovejika&#8217;da kısa bir nehir molası verdik.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0109.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0109" border="0" alt="DSC_0109" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0109_thumb.jpg" width="274" height="183" /></a>&#160; <a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0127.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0127" border="0" alt="DSC_0127" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0127_thumb.jpg" width="273" height="182" /></a> </p>
<p> Daha sonra Budva yolu üzerinde meşhur Jazz plajının (Madonna ve Rolling Stones gibi ünlülerin çok sayıda izleyici topladıkları meşhur plaj) pırıl pırıl ve serin denizinde yüzme molası ile günün yorgunluğunu attık. Akşamı ise Budva&#8217;nın cıvıl cıvıl sokaklarında geçirdik. </p>
<p>Ertesi gün ise Boka körfezini dolaşmak üzere yola çıktık. İlk durağımız Unesco Dünya Kültür mirasında yer alan Kotor şehri oldu. </p>
<p><strong>Kotor:</strong></p>
<p><strong><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0054.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0054" border="0" alt="DSC_0054" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0054_thumb.jpg" width="346" height="231" /></a> </strong></p>
<p>Kotor, Dubrovnik&#8217;in minyatürü gibi. Aradaki fark ise, dimdik inen dağların tam dibinde kurulmuş olması.Bu sebepe şehrin bambaşka bir görüntüsü var.Eski şehirde, diğer taraflara göre biraz daha pahalı olsa da çok lezzetli pizzaların olduğu keyifli cafeler var. Surlarla sarılı şehrin giriş kapısında ise &quot;Başkalarına ait olanı istemeyiz ama bizim olanı da vermeyiz&quot; anlamında bir cümle yazıyor.Sağdan devam ettiğinizde zenginlerin malikanelerini görebilirsiniz.Bu evlerin diğerlerinden tek farkı, kapılarının biraz daha süslü olması.İçinde hala yaşayan insanlar var. Yukarılara doğru çıktıkça evlerin görkemi azalıyor.En tepede ise Steve Ivan kalesi bulunuyor. Giriş, kişibaşı 2 Euro. Biz çok sıcak olduğu için ve enerjimiz burada bitirmek istemediğimiz için en tepeye kadar çıkmadık.Surların dibinde organik ürünlerin satıldığı pazarda dolaşıp meyvelerden tatmayı tercih ettik. İlginç olan, her yerde asmaların çok fazlaca olması, fakat üzüm fiyatının 8 TL civarında olmasıydı. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0186.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0186" border="0" alt="DSC_0186" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0186_thumb.jpg" width="160" height="240" /></a>&#160; <a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0190.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0190" border="0" alt="DSC_0190" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0190_thumb.jpg" width="160" height="240" /></a> </p>
<p>Kotor&#8217;dan sonra diğer durağımız Perast oldu. Burada iki tane ada var. Söylentiye göre, adalardan biri doğal yolla, diğeri ise insan eliyle yapılmış. İçi taş dolu iki gemi batırılarak temeli kurulmuş. Perast&#8217;tan adalara turlar yapan tekneler var.Buranın denizi ise bambaşka güzel. </p>
<p>Perast sonrasında yine çok sevimli, yapılarıyla bir o kadar tarih kokan Herseg Novi&#8217;ye geçtik.Burada, Türklerle savaş sonunda ismini alan Kanlı kueyi görebilirsiniz.Ayrıca osmanlı yapımı bir de Saat kulesi var. Taş meydanlarda kocaman ağaçların gölgesi oldukça serinletici idi. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0199.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0199" border="0" alt="DSC_0199" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0199_thumb.jpg" width="240" height="160" /></a>&#160; <a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0195.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0195" border="0" alt="DSC_0195" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/07/DSC_0195_thumb.jpg" width="240" height="160" /></a> </p>
<p>Herseg Novi&#8217;den doldukça kalkan ve bedeli 4 Euro olan arabalı vapur ile Tivat&#8217;a geçtik.Buradan da Budva&#8217;ya devam ettik. Budva&#8217;da yine yorgunluğumuzu alan deniz molasından sonra kendimize kalacak yer aramaya koyulduk.Güneşin etkisiyle midem bulanıp fenalaşmaya başlayınca çok da aramadan, Budva&#8217;nın üst kısımlarında rastgele apartmanı yazan bir yerde durup yer sorduk.iyi ki de sormuşuz. İki kişi 30 Euro&#8217;ya kaldığımız bu yerde çok iyi ve sıcakkanlı insanlarla tanıştık. Hasta olduğumu görünce pansiyonun sahibi bayan bana hemen iyi gelecek yiyecekleri getirdi. Sonrasında onalrın verdiği ilaçlar sayesinde ayakta kalabildim ve ertesi gün kendimi yolculuk için daha iyi hissedebildim.Akşamımızı çok sevdiğimiz bu insanlarla sohbet ederek, gülerek ve eğlenerek geçirdik. İçecekler, meyveler, pastalar, her türlü ikramda bulundular fakat bunun için ne kadar ısrar etsek de hiçbir ücret almadılar. Kendimizi evimizde gibi hissettiğimizi ve çok güzel vakit geçirdiğimizi belirtmeliyim.Karadağ&#8217;a gidecekseniz, her yere yakın olan Budva&#8217;da kalmanızı öneririm.Ve Budva&#8217;da kalacaksınız kesinlikle bu pansiyonu öneririm.</p>
<p> Adres: Markovic Borislav Loleribara Becici Montenegro   </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gezegeze.biz/karadag-montenegro/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antakya&#8217;dan Halep-Lazikiye Turu</title>
		<link>http://gezegeze.biz/antakyadan-halep-lazikiye-turu/</link>
		<comments>http://gezegeze.biz/antakyadan-halep-lazikiye-turu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 19:46:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gezegeze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Suriye Halep]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Seyahat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gezegeze.biz/antakyadan-halep-lazikiye-turu/</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Suriye’ye vizeler kalktıktan sonra fırsatı değerlendirip Halep turu yapmaya karar verdik. Gaziantep’te çok fazla tur seçeneği olduğunu duyduğumuzdan, geçiş noktamız olarak Gaziantep’i belirledik. Böylece bir tur firması ile daha rahat dolaşabilirdik. Internetten araştırdığımızda çok sayıda tur firması bulduk.Fakat Antep’teki&#160; uzun arayışlarımız sonucunda o tarihlerde tur organizasyonu olmadığını öğrendik. Bu sebepten Antakya’dan Suriye’ye giriş yapmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0112999.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0112-999" border="0" alt="DSC_0112-999" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0112999-thumb.jpg" width="377" height="259" /></a>&#160; </p>
<p>Suriye’ye vizeler kalktıktan sonra fırsatı değerlendirip Halep turu yapmaya karar verdik. Gaziantep’te çok fazla tur seçeneği olduğunu duyduğumuzdan, geçiş noktamız olarak Gaziantep’i belirledik. Böylece bir tur firması ile daha rahat dolaşabilirdik. Internetten araştırdığımızda çok sayıda tur firması bulduk.Fakat Antep’teki&#160; uzun arayışlarımız sonucunda o tarihlerde tur organizasyonu olmadığını öğrendik. Bu sebepten Antakya’dan Suriye’ye giriş yapmaya karar verdik. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0121999.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0121-999" border="0" alt="DSC_0121-999" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0121999-thumb.jpg" width="374" height="248" /></a>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p> <span id="more-1235"></span>
<p>Antakya’dan Halep’e, ulaşım, rehberlik ve öğle yemeği dahil 55 dolara günübirlik turlar düzenleyen firmalar var.&#160; Biz birkaç gün kalmayı ve Lazikiye ilini de görmeyi istediğimiz için kendi imkanlarımızla gitmeyi tercih ettik.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0127999.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0127-999" border="0" alt="DSC_0127-999" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0127999-thumb.jpg" width="240" height="159" /></a> </p>
<p>Suriye’ye,&#160; kendi arabamızla geçmeyi düşündük. Fakat triptik almak gerektiğinden ve bedeli 75 TL civarında olduğundan vazgeçtik.&#160; Suriye’ye girer girmez de&#160; ne denli doğru karar verdiğimizi gördük. Ülkede trafik kuralı ve daha da önemlisi hız sınırı yok. Şehir merkezlerinde birkaç yer dışında trafik ışığı bulunmuyor. Yayalar, başka seçenekleri olmadığından arabaların önüne atlayarak karşıya geçebiliyor. Yollarda şerit kavramı yok. Arabalar iç içe ve karmakarışık hareket ediyor.</p>
<p>Antakya Eski otogardan Halep’e dolmuş mantığıyla kalkan taksiler var. Dört kişi tamamlanınca kalkıyor. İlk durağa gidip fiyat sorduğumuzda, taksicilerden biri takside iki kişi gitmemiz durumunda toplam 100 TL ödeyeceğimizi, iki kişiyi daha bekleyip dolunca kalkması durumunda kişi başı 35 TL ödeyeceğimizi söyledi. Bu gibi durumlarda turiste özel fiyatlandırma stratejileri(!) ile sık sık karşılaştığımız için çok aceleci davranmayaya karar verdik. Ertesi gün durağa gittiğimizde ise bir başka Arap taksici, taksinin dolmasını bile beklemeden bizi kişi başı 17 TL’ye Halep’in merkezine kadar bıraktı. Bu fiyata üstelik yolda alacağınız bir içecek de dahil.</p>
<p>Suriye’ye Reyhanlı sınır kapısından giriş yaptık. Antakya-Reyhanlı arası yaklaşık yarım saat sürüyor. Sınırda uzun kuyruklar yok. Ama tampon bölge oldukça uzun. Bu da Suriye’ye giriş süresini uzatıyor.</p>
<p>Tampon bölgede bir de freeshop var. Fiyatların oldukça uygun olduğunu belirtmeliyim. Taksi şöforü, buradan sigara alacağından 15 dakikalık bir mola süremiz oldu. Şoför az Türkçe ile, sigara kullanmadığımızı öğrenince Suriye’ye götürmek için bizim adımıza da birer karton sigara aldı.Diğer sigaraları ise, acil yardım kutusu olarak arabanın bir yanında duran ve bizi başta sağlık için konmuş bir kutu olduğu için sevindiren:) kutunun içine yerleştirdi. Yine de gümrükten rüşvet ödemeden geçemedi. Suriye memurları, arabayı araştırmadan aşikar bir şekilde paraları alarak arabaların geçmesine izin veriyorlar.</p>
<p>Suriye sınırından geçer geçmez binalar değişiverdi. Her yer krem renginden yapılmış güzel taş evlerle dolu. Türkiye’deki gibi renk cümbüşü yok. Fakat yol kenarları oldukça kirli. Arabalardan her an bir şeyler atılıyor. Bu sebepten yol kenarları poşetlerle dolu.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0118999.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0118-999" border="0" alt="DSC_0118-999" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0118999-thumb.jpg" width="275" height="182" /></a> </p>
<p>Suriye parasının değeri TL’ye göre çok düşük. 1000 Suri yaklaşık 36 TL ediyor. Ülkede alım gücü düşük olduğundan halka yönelik her şey çok uygun fiyatta. Fakat turistler için aynı durum geçerli değil. Normal fiyatın birkaç misli kadar fiyat çıkarılıyor. </p>
<p>Suriye’de en ucuz şey taksi. Şehrin bir ucundan diğer ucuna (yaklaşık 15 km) en fazla 5 TL yazıyor. Fakat binmeden önce ne kadar tutacağını sormakta ve taksimetreyi açtırmakta yarar var. Çünkü birçok taksici, ya fazladan dolaştırıyor ya da taksimetreyi açmayıp yüksek fiyat çıkarıyor.</p>
<p>Biz Halep’te çok sayıda Türkçe konuşan insan olduğunu duymuştuk. Fakat Kapalıçarşı dışında Türkçe ve İngilizce konuşan pek kimseyi bulamadık. Zaman zaman Kürtçe bilen birkaç kişiyi bulmak işimizi biraz da olsa kolaylaştırdı.</p>
<p>İlginç olan, tüm boyacı çocukarın birkaç kelime Türkçe konuşabilmeleri. Nedeni, gelen Türklere zaman zaman rehberlik yapmalarıymış. Yolda bir çocuk “ abla, sizin ülkenizde öküzleri ne yapıyorlar, eve mi kapatıyorlar” diye sorunca şaşırıp kaldım. Anlamadığımı söyleyince cümlesini açıkladı. “Yani anne babası olmayanlar…” Bu açıklamadan sonra öküz yerine öksüz demek istediğini anladım:)</p>
<p><strong>Halep’te Konaklama</strong></p>
<p>Halep’te konaklamak için çok sayıda iyi otel var. Fakat fiyatlaırn çok uygun olmadığını belirtmeliyim. Biz, merkezi bir yer olan Baron caddesindeki otellerden birinde kaldık. Bu cadde üzerinde birden fazla otel var. Bunlardan biri de, Atatürk’ün de kaldığı tarihi bir otel ve aynı zamanda bu caddeye adını vermiş olan Baron oteli. Otel, tarihi eser olarak ziyaret edilebilir fakat konaklama için eskiyi fazla koruduklarından, bizim içimize pek sinmedi. Ayrıca bir gecelik kahvaltı hariç 80 dolarlık fiyat bize bu otel için pek uygun gelmedi. Tam karşısında, çok temiz ve daha modern bir otele gecelik 100 dolar vermeyi tercih ettik. Otelde gün boyu canlı olarak çalınan piyano, bizim en çok hoşumuza giden şey oldu.</p>
<p><strong>Halep’te Gezilecek Yerler</strong></p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0108999.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0108-999" border="0" alt="DSC_0108-999" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0108999-thumb.jpg" width="159" height="240" /></a> </p>
<p>Halep’te ilk gece Halep’li iki üniversite öğrencisinin rehberliğinde <strong>El-Jdeide</strong> bölgesini dolaştık. Bu bölge, Hristiyanların yaşadığı bir bölge. Halep’te gece hayatını yaşamak veya nezih bir yerlerde oturup bir şeyler içmek isterseniz burası önerebileceğim bir bölge. Taş sokaklarda dolaşmak çok keyifli, bir o kadar da güvenliydi. Taş yapılardan oluşmuş ilginç cafelerde nargile içmenizi mutlaka öneririm.</p>
<p>Halep’te görülmesi gereken diğer yerler ise Halep Kalesi ve hemen yanındaki Kapalıçarşı.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0116999.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0116-999" border="0" alt="DSC_0116-999" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0116999-thumb.jpg" width="240" height="159" /></a>&#160; </p>
<p>Halep Kalesi, dünyanın en eski ve en büyük kalesi olarak biliniyor. Kale etrafında daha önceleri su varmış ve bu su kalenin geçilmezliğini sağlıyormuş. Fakat şu anda küresel ısınma nedeniyle bir damla su bile kalmamış.Kalenin en üstünde Halep şehrini boydan boya görebileceğiniz, serin serin otorup çayınızı yudumlayabileceğiniz bir de cafe var. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0114999.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0114-999" border="0" alt="DSC_0114-999" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0114999-thumb.jpg" width="240" height="159" /></a></p>
<p>Kapalıçarşı etten kumaşa, baharattan sabuna kadar her şeyin satıldığı,10 km uzunluğunda labirent şeklinde eski bir çarşı. Bizim kapalıçarşımız kadar bakımlı ve renkli değil. Türkiye’den alışveriş için çok sayıda insan geldiğinden genelde esnafın tümü birkaç kelime de olsa Türkçe biliyor. Fakat fiyatları yabancılara çok da uygun vermiyorlar. Orada bulunan her şey Türkiye’de de olduğundan benim tek ilgimi çeken sabunları oldu. Her çeşitten doğal sabun var. Alışveriş yapacağınız zaman mutlaka pazarlık yapmanız gerekiyor. Hatta almayacağınızı söyleyip oradan ayrıldığınızda sizi durdurup istediğiniz fiyatı kabul ediyorlar. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0128999.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0128-999" border="0" alt="DSC_0128-999" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0128999-thumb.jpg" width="159" height="240" /></a> </p>
<p><strong>Halep’den Lazikiye’ye</strong></p>
<p>Halep otogarından Lazikiye’ye otobüs kaldıran tek firma var. Otogar kadar otobüsler de oldukça bakımsız ve eski. İngilizce bilmemeleri bizim için sıkıntı yarattı. Bilet satın aldığımız kişi pasaportlarımızı aldı ve bizi otobüsün olduğu yere götürdü. Pasaportlar konusunda bir türlü anlaşamadık. Ortada yüksek sesle İngilizce bilen biri olup olmadığını sorduk. Çok az konuşan biri sonunda bize yardımcı olmaya karar verdi ve pasaportlarımızın polis kontrolünden sonra bize verileceğini söyledi. Yine de pasaportları alıncaya kadar rahat bir nefes alamadık. 210 km.lik yol 3.5 saat sürdü. Otobüs oldukça konforsuz, havasız ve sıcak olduğundan bizim için çok yorucu bir yolculuk oldu. Yolculukta tanıştığımız genç bir Suriyeli bize Lazikiye’de rehberlik yaptı. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0132999.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0132-999" border="0" alt="DSC_0132-999" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0132999-thumb.jpg" width="240" height="159" /></a> </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0137999.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0137-999" border="0" alt="DSC_0137-999" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/06/dsc-0137999-thumb.jpg" width="240" height="159" /></a> </p>
<p>Lazikiye, Suriye’nin Akdeniz’e sahili olan tek şehri. Doğal güzelliği dışında görülecek pek bir yeri yok. Sahiller çok bakımsız. Bu şehirde çok da keyifli zaman geçirmediğimizi belirtmeliyim. Çok kötü, leş gibi kokan oteller bile, turist olduğunuzu görünce gecelik 50 dolar fiyat belirliyorlar. Bu ülkenin turisti bol para olarak gördüklerini ve sürekli para kopartmaya çalıştıklarını belirtmeliyim. Lazikiye’de yemek yediğimiz lokanta da aynı sorun ile karşılaştık. En iyi restoranda çok lezzetsiz bir yemek yedik. Hesap geldiğinde ise, istemediğimiz bir sürü yiyeceğin hesaba eklenmiş olduğunu gördük. Bu sebeple dikkatli olmakta yarar var.Biz tüm bu sebeplerden dolayı ertesi gün geçmeyi düşündüğümüz sınırdan akşam saatlerinde geçmeye karar verdik. Şans eseri bulduğumuz Antakya’lı Hikmet Bahçeci adından bir taksici ile oldukça keyifli bir yolculukla ülkeye geri döndük. Suriye’ye giriş çıkış için, yolda ünlü Suriye kahvesi mırra ikramında bulunan, çok babacan, iyi niyetli, aynı zamanda çok iyi rehber&#160; Hikmet Amca’yı tercih etmenizi kesinlikle öneririm. Antakya’daki durağı tam otogarın karşısında yer alıyor. 0532 504 09 62 numaralı telefondan Hikmet Amca’ya ulaşabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gezegeze.biz/antakyadan-halep-lazikiye-turu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arabayla Hırvatistan-Bosna Hersek Gezisi</title>
		<link>http://gezegeze.biz/arabayla-hirvatistan-bosna-hersek-gezisi/</link>
		<comments>http://gezegeze.biz/arabayla-hirvatistan-bosna-hersek-gezisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 19:57:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gezegeze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hırvatistan]]></category>
		<category><![CDATA[Araba Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Seyahat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gezegeze.biz/arabayla-hirvatistan-bosna-hersek-gezisi/</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Hırvatistan, araba kiralayıp gezebileceğiniz en güzel ülkelerden biri.&#160; Mükemmel bir doğası olan bu ülkeyi boydan boya gezebileceğiniz en ideal yöntem, bir araba kiralayıp doğayı sindire sindire gezmek olabilir. Türkiye’den Hırvatistan’a tur düzenleyen birçok firma var. Fakat bu turların büyük çoğunluğu Dubrovnik ile sınırlı. Bu turlarla 3-4 günlüğüne Dubrovnik’e gidip, oradan ekstra günlük turlar satın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#160;</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0048.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0048" border="0" alt="DSC_0048" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0048-thumb.jpg" width="446" height="295" /></a> </p>
<p>Hırvatistan, araba kiralayıp gezebileceğiniz en güzel ülkelerden biri.&#160; Mükemmel bir doğası olan bu ülkeyi boydan boya gezebileceğiniz en ideal yöntem, bir araba kiralayıp doğayı sindire sindire gezmek olabilir. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0032.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0032" border="0" alt="DSC_0032" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0032-thumb.jpg" width="450" height="298" /></a></p>
<p> <span id="more-1210"></span>
<p>Türkiye’den Hırvatistan’a tur düzenleyen birçok firma var. Fakat bu turların büyük çoğunluğu Dubrovnik ile sınırlı. Bu turlarla 3-4 günlüğüne Dubrovnik’e gidip, oradan ekstra günlük turlar satın almanız gerekiyor. Oysa araba kiralamada tüm ülkeyi boydan boya gezip tur fiyatından daha ucuza getirmeniz ve daha keyifli bir tatil yapmanız oldukça mümkün.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/untitled1copy.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="Untitled-1 copy" border="0" alt="Untitled-1 copy" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/untitled1copy-thumb.jpg" width="334" height="239" /></a> </p>
<p>Biz turumuza Zagrep’ten başladık. Şehir içine kadar eşyalarla gidip, oradan otelimizin yerini aramak bize zor geldiğinden arabamızı havaalanından çok küçük bir ofisten kiraladık.&#160; Hem ücretin daha uygun olması, hem de işlemlerin daha az detay içermesi nedeniyle, arabayı küçük bir ofise sahip olan Carlos’tan kiraladık. Ve çok da memnun kaldık.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0012.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0012" border="0" alt="DSC_0012" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0012-thumb.jpg" width="240" height="159" /></a></p>
<p>Zagrep, Hırvatistan’ın başkenti. Aynı zamanda çok eski bir yerleşim yeri. Ülkenin en kalabalık şehri sayılsa da, bizim şehirlerin kalabalığını düşününce oldukça sakin bir şehir. Şehrin her tarafı yeşil alanlarla dolu ve hiçbir yerde çok sayıda araba bulunmuyor.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0010.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0010" border="0" alt="DSC_0010" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0010-thumb.jpg" width="159" height="240" /></a>&#160;</p>
<p><strong>Hırvatistan Hakkında Genel Bilgiler</strong></p>
<ul>
<li>Hırvatistan para birimi, Kuna. Değeri TL’nin yarısı kadar. </li>
<li>Yemek, konaklama vs ile ilgili fiyatlar Türkiye ile neredeyse aynı. Sadece tursitik geziler ve milli parklara giriş biraz daha pahalı.</li>
<li>Damak zevkleri bize yakın olduğundan, yemek konusunda diğer Avrupa ülkerine göre problem yaşama ihtimaliniz biraz daha düşük.</li>
<li>Ülkenin her yerinde ve her kafede çay bulmanız mümkün. Onlarda da çay aynı şekilde söyleniyor. Çay istediğinizi belirtirseniz, kocaman fincanlarda, kocaman bir dilim limon ve bal&#160; bildiğimiz çayı hemen getiriveriyorlar.</li>
<li>Ülkenin her yerinde ev olan fakat pansiyon olarak işletilen,adına zimmer dedikleri oldukça temiz pansiyonlar var. Kişibaşı 25 Euro civarında fiyatla doğa üstü yerlerde kalmanız mümkün. Çoğunlukla zimmer sahipleri gelip sizi buluyorlar. Fakat kalma konusunda asla ısrarcı değiller. Aksinde, çok kibar bir şekilde yaklaşıp kalacak yer teklifinde bulunuyor ve çok ukısa bilgi verdikten sonra hemen uzaklaşıyorlar.</li>
<li>İtalya’ya yakın olması olması nedeniyle, yine ülkenin her yerinde İtalyan mutfağı ile karşılaşmanız mümkün.</li>
<li>Ülkede herkes İngilizce biliyor. Ve herkes yardıma her an hazır. Oldukça misafirperver olduklarını söyleyebilirim.</li>
<li>Park yeri her yerde mevcut ve çoğu yerde şehir merkezinde dahi park ücreti alınmıyor.</li>
</ul>
<p><strong>Plitvice </strong></p>
<p>İkinci günümüzü Plitvice Milli parkına ayırdık. Girş ücreti 30 TL civarında.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0069.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0069" border="0" alt="DSC_0069" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0069-thumb.jpg" width="240" height="159" /></a> </p>
<p>Milli park, irili ufaklı 12 göl ve göle dökülen sayısız şelaleden oluşuyor. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0122.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0122" border="0" alt="DSC_0122" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0122-thumb.jpg" width="240" height="159" /></a> <a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0164.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0164" border="0" alt="DSC_0164" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0164-thumb.jpg" width="240" height="159" /></a> </p>
<p>Plitvice Milli parkı ile ilgili detayları&#160; “<a href="http://gezegeze.biz/hirvatistan-gezimizden-plitvice-milli-parki/">Hırvatistan Gezimizden, Plitvice Milli Parkı</a>” yazımdan öğrenebilirsiniz.</p>
<p><strong>Split</strong></p>
<p>Üçüncü günümüzü Hırvatistan’ın pek bilinmeyen ama kesinlikle görülmeye değer şehri, Split’te geçirdik.&#160; Split’ ulaşıncaya kadar da Dalmaçya kıyılarında gördüğümüz tüm güzel yerlerde ya meyve ya da limonlu-ballı çay molası verdik.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0202.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0202" border="0" alt="DSC_0202" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0202-thumb.jpg" width="308" height="204" /></a> </p>
</p>
</p>
</p>
</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0213.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0213" border="0" alt="DSC_0213" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0213-thumb.jpg" width="305" height="202" /></a> </p>
<p>Split, Roma İmparatorluğundan kalma eski ama bir o kadar da modern bir şehir. İtalya’ya denizden en yakın bölgelerden biri olduğu için daha çok İtalyan turistlerin geldiği bir yer.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc00830.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="" border="0" alt="" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc00830-thumb.jpg" width="303" height="227" /></a> </p>
<p>Split’in en güzel yanı, tüm binaların ve sokakların süprizlerle dolu olması. Daracık bir kapıdan çıktıüınızda, dar bir sokağa çıkacağınızı düşünürken kocaman bir meydana çıkıveriyorsunuz. Ya da bir meydandan küçük bir sokağa giriş olduğunu düşünerek içeri girdiğinizde kendinizi yüksek seste şarkılar söylenen bir handa buluveriyorsunuz. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc00834.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="" border="0" alt="" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc00834-thumb.jpg" width="303" height="227" /></a> </p>
<p>Sahilinin göz alıcı bembeyaz taşlarla süslendiği, her tarafı tarih kokan, sürekli şaşıracağınız bu şehire mutlaka uğramanızı öneririm.</p>
<p><strong>Dubrovnik</strong></p>
<p>Split’ten sonra iki günümüzü Dubrovnik ve Adriyatik denizindeki adalara ayırdık. Du brovnik, tarihi ve eski şehri ile insanı büyüleyen en güzel şehirlerden biri.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0254.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0254" border="0" alt="DSC_0254" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0254-thumb.jpg" width="159" height="240" /></a> <a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0259.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0259" border="0" alt="DSC_0259" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0259-thumb.jpg" width="159" height="240" /></a> </p>
<p>Durovnik ile ilgili detayları&#160; “<a href="http://gezegeze.biz/dalmayada-tarihi-bir-sehir-dubrovnik/">Dalmaçya’da Tarihi Bir Şehir, Dubrovnik</a>” yazımdan öğrenebilirsiniz.</p>
<p>Dubrovnik’te ilk gün kültür gezisinden sonra, ikinci gün Adriyatik denizine açılıp meşhur adaları ziyaret edebilirsiniz. Limandan kalkan ve günübirlik üç adaya giden turlar var. Yalnız bu turlar için pazarlık şansınız olmadığını belirtmeliyim. Üstelik Türkiye’deki gibi her yerde farklı fiyat uygulaması yok. Hangisiyle giderseniz gidin, hepsinde fiyat aynı ve yaklaşık kişibaşı 50 TL. Bu fiyata rağmen, turlar Türkiye’deki kadar kaliteli değil. Sınırsız içecek hizmeti var ancak içecekler içilemeyecek kadar kötü. Sunulan içecekler arasında en ilginci ise, zeytinyağı! </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0278.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0278" border="0" alt="DSC_0278" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0278-thumb.jpg" width="317" height="210" /></a> </p>
<p>Bizim ada turu yaptığımız gün deniz oldukça dalgalı olduğundan, özellikle dönüşte çok fazla ıstırap çektik. Üstelik tekne de küçücük olunca, denizn tüm soğukluğunu üzerimizde hissettik:) Yine de yediğimiz balığın hala tadı damağımda.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0288.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0288" border="0" alt="DSC_0288" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0288-thumb.jpg" width="215" height="324" /></a> </p>
<p><strong>BOSNA HERSEK</strong></p>
<p>Dubrovnik’ten sonra tekrar aynı yoldan Zagrep’e dönmek yerine Bosna Hersek’e girip oradan Zagrep’e girmeyi tercih ettik.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0338.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0338" border="0" alt="DSC_0338" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0338-thumb.jpg" width="308" height="204" /></a></p>
<p>İlk günümüzü Mostar’da geçirdik. Mostar şehri ve yakınlarındaki gezilecek yerler hakkında detayları “<a href="http://gezegeze.biz/savasin-ardindan-kalanlar-mostar/">Savaşın Ardından Kalanlar, Mostar</a>” yazımdan öğrenebilirsiniz.</p>
<p><strong>Bosna Hersek Hakkında Genel Bilgiler</strong></p>
<ul>
<li>Para birimleri Mark, neredeyse TL değerinde. Fakat ülkede Kuna, Euro, Mark olmak üzere üç para biriminden de alışveriş yapmanız mümkün. Tuvalet görevlisinde dahi üç para birimine de rastlayabilirsiniz.</li>
<li>Ülkeye girer girmez sayısız mezarlıklardan ve kurşunlarla dolu binalardan, savaşın ne denli acı olduğunu görebilirsiniz.</li>
<li>İnsanları çok ürkek ve utangaç. Yaşanan acılardan olsa gerek, pansiyonlara girişlerde, kendilerine göre kurdukları güvenlik bölgelerinden geçmeniz gerekiyor.Çoğu İngilizce bilmediğinden, iletişimi el ve kol hareketleriyle yapmanız gerekiyor.</li>
<li>Ülkede yaşanmış savaş nedeniyle orta yaş grubu yok. Gençler ve yaşlılar var.&#160; Ve sanılanın aksine Boşnak kızlar Hırvat kızlardan çok daha güzel. </li>
<li>Yemek kültürü bizimkine çok yakın. Demlikte çay, lokum eşliğinde Türk kahvesi uzun bir aradan sonra oldukça güzel geliyor.</li>
<li>Trafik Türkiye’deki kadar çok karmaşık.</li>
</ul>
<p>Bosna Hersek’te Mostar’dan sonra gidilebilecek ikinci şehir, aynı zamanda başkent olan Saraybosna. </p>
<p>Saraybosna&#8217;nın adı, Osmanlı’dan&#160; önce Vrhbosna imiş. Burası o dönemde Saray Ovası olarak bilinirmiş. Bu yüzden günümüzde pek çok dilde bu ifadenin kısa hali olarak Sarajevo adı kullanılıyor.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0366.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0366" border="0" alt="DSC_0366" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0366-thumb.jpg" width="185" height="280" /></a>&#160;</p>
<p>Kaleleri ve camileriyle ünlü olan şehrin&#160; tarihsel yapıları, Bosna-Hersek&#8217;in diğer yerleşim birimlerinde de olduğu gibi savaş sırasında özellikle tahrip edilmiş ve büyük zarar görmüş. Bir kısmı onatılmış olsa da maddi yetersizlikten duvarlarında kurşun izleri bulunan birçok tarihi yapı var.</p>
<p>Saraybosna, başçarşısı ile Bursa’yı andıran, tarih kokan bir şehir. Yemek molası için de oldukça ideal bir yer. Özellikle ekmek arası köfteleri ve onların kebap dedikleri bir yemekleri var ki, giderseniz mutlaka denemelisiniz.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0367.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="DSC_0367" border="0" alt="DSC_0367" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc-0367-thumb.jpg" width="291" height="193" /></a>&#160; </p>
</p>
</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc01074.jpg"><img style="border-bottom: 0px; border-left: 0px; display: inline; border-top: 0px; border-right: 0px" title="" border="0" alt="" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2010/01/dsc01074-thumb.jpg" width="286" height="214" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gezegeze.biz/arabayla-hirvatistan-bosna-hersek-gezisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>68</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arabayla Fransa Gezisi</title>
		<link>http://gezegeze.biz/arabayla-fransa-gezisi/</link>
		<comments>http://gezegeze.biz/arabayla-fransa-gezisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 21:54:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gezegeze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Paris]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Seyahat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gezegeze.biz/arabayla-fransa-gezisi/</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Fransa&#8217;da araba kiralayabileceğiniz birçok firma var. Bunlardan birini tercih edip gezinize istediğiniz yerden başlayabilir ve istediğiniz yerde arabayı bırakabilirsiniz. Biz&#160; her yerde şubesi olduğundan Avis&#8217;i tercih ettik. Size önerim, Avis ile gezecekseniz çok önceden rezervasyon yaptırıp, rezervasyonu Türkiye&#8217;den telefonla yapmanız.Çünkü Fransa&#8217;da İngilizce bilen çok insan yok ve tamamen mimklerle hareket etmeniz gerekiyor. Bu sebeple [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#160;</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0056.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0056" border="0" alt="DSC_0056" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0056-thumb.jpg" width="522" height="346" /></a> </p>
<p>Fransa&#8217;da araba kiralayabileceğiniz birçok firma var. Bunlardan birini tercih edip gezinize istediğiniz yerden başlayabilir ve istediğiniz yerde arabayı bırakabilirsiniz. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0041.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0041" border="0" alt="DSC_0041" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0041-thumb.jpg" width="246" height="371" /></a></p>
<p> <span id="more-1168"></span>
<p>Biz&#160; her yerde şubesi olduğundan Avis&#8217;i tercih ettik. Size önerim, Avis ile gezecekseniz çok önceden rezervasyon yaptırıp, rezervasyonu Türkiye&#8217;den telefonla yapmanız.Çünkü Fransa&#8217;da İngilizce bilen çok insan yok ve tamamen mimklerle hareket etmeniz gerekiyor. Bu sebeple bizim için birçok sorun çıktı, İnternetten yaptığımız rezervasyonumuzdan daha yüksek bir bedel ödemek zorunda kaldık.Üstelik birkaç yerde bu sorunu çözmek için uğradığımız avis şubelerinde çok fazla zaman kaybettik. Ödediğimiz bedele sigortanın küçük bir kısmının dahil olduğunu belirttiler.Bu durumda çizik gibi küçük bir hasarda bile 800 Euro civarında ödeme yapmanız gerekiyor.Bu sebeple daha fazla bedel ödeyip, full kaskolu bir kiralama işlemi yapmanızı öneririm. </p>
<p>Fransa&#8217;da otoban ücretleri çok yüksek. Biz bu sebeple ücretsiz yolları tercih ettik.&#160; Benzin fiyatının ucuz olduğunu duymuştuk fakat depo&#160; yaklaşık 55 Euro ile doluyor.Farnsa&#8217;da araba kullanmak oldukça kolay çünkü herkes kurallara çok iyi uyuyor. Bizdeki gibi şerit değiştirmeler vs olmadığından, yollar ne kadar kalabalık olsa da trafik sorunu yaşanmıyor. Yollarda kavşak yerine adalar var. Otobandan gitmiyorsanız, 3-4 km&#8217;de bir bu adalar karşınıza çıkıyor. Adalardan geçiş üstünlüğü, önce girene ait. Bu adalarda trafik ışığına gerek kalmıyor çünkü düzen çok güzel yürüyor. </p>
<p>Fransa&#8217;da yemek yemek ciddi bir sorun çünkü özellikle iç taraflarda kimse İngilizce bilmediğinden, menüde ne olduğunu anlayamadık.Üstelik sözlükle de her yemek ismini bulamıyorsunuz. İlk üç dört gün pizza veya hamburger bizi mutlu etmeye yetti. Fakat sonrasında sıcak ve sulu yemek yeme ihtiyacını hissetmeye başladık. Yol üzerinde çok sayıda Carrefour ve Mcdonalds var.Carrefour&#8217;dan yiyecek satın alıp, yemeklerinizin bir kısmını arabada hallettik.Böylece su, meyve ve kahvaltıyı daha ucuza ve lezzetli hale getirebildik. Mcdonals.ların hepsinde internet var. Böylece yolda gördüğümüz yerlerde durup otel rezervasyonumuzu yapmaya çalıştık. Fransa&#8217;da konaklayabileceğimiz en ideal otel İbis Otel oldu. Bizim gideceğimiz yerler önceden belli olmadığından, aynı gün ibis&#8217;te yer bulamadığımız zamanlar oldu. Tavsiyem, durak noktalarını önceden planlayıp ona göre rezervasyon yaptırmanız.İbis otellerinde fiyatlar 50-75 Euro arasında değişiyor. Haftasonları bizim otellerin aksine otel fiyatları 10-15 Euro civarında daha da ucuzluyor.İbıs oteli tercih ederseniz en azından karşınızda İngilizce bilen birilerini bulabilirsiniz.Diğer şekilde dil bilmediklerinden size bazı konularda açıklama yapma ihtiyacı hissetmiyorlar. Bunun için de çok uğraştıklarını söyleyemem. Mesela Blois&#8217;te İbis otellerinde yer bulamadığımızdan, sitesinde internet olduğunu belirten bir otelde,&#160; biraz pahalı olsa da&#160; kalmayı tercih ettik.İnternet olup olmadığını sordğumuzda ise sadece olduğunu söyledi. Fakat daha sonra gördük ki, saati 10 TL&#8217;den ücretliymiş ve bu bedel kredi kartımızdan çekilmiş bile. Bu tür süprizler Fransa&#8217;da maalesef çok fazla başınıza gelebilecek kötü süprizler. </p>
<p>Biz, güzergahı Paris&#8217;te bir tanıdığımızın önerisi ile belirledik ve tura Paris&#8217;ten başladık. Öncelikle Normandiya sahillerini, gelgit bölgesini keşfettik. İlk durağımız Cean oldu. Burası Paris&#8217;ten birkaç saat uzaklıkta, çok sevimli bir yerleşim yeri. Burada Manş denizini ve İngiltere ile bağlantısı olan tüneli gördük. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0125.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0125" border="0" alt="DSC_0125" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0125-thumb.jpg" width="322" height="213" /></a> </p>
<p>Daha sonra bir saat uzaklıktaki St. Michel adasında bulunan&#160; dünya harikası şatoyu gezdik. Adaya arabayla ulaşabiliyorsunuz.Burası aynı zamanda gelgitleri görebilreceğiniz en güzel yer.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0167.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0167" border="0" alt="DSC_0167" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0167-thumb.jpg" width="315" height="209" /></a> </p>
<p>Şato kayalıklar üzerine inşa edilmiş, etrafına da evler yapılmış. Adanın sokakları daracık ve merdivenlerle ulaşabiliyorsunuz. Üç katlı şatonun ise görünümü ve terasından manzarası muhteşem. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0141.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0141" border="0" alt="DSC_0141" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0141-thumb.jpg" width="317" height="210" /></a> </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0171.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0171" border="0" alt="DSC_0171" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0171-thumb.jpg" width="314" height="208" /></a> </p>
<p>Cean ve Granville&#8217;den sonra geceyi Rennes&#8217;te geçirdik. Rennes, büyük bir yerleşim yeri. Fransa&#8217;da tarih çok iyi korunduğundan, nereye gidersek gidelim, her yerde çok güzel yapılar gördük. Rennes de bu yerlerden biriydi. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0247.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0247" border="0" alt="DSC_0247" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0247-thumb.jpg" width="210" height="317" /></a> </p>
<p>Normandiya&#8217;da at yeiştiriciliği çok yaygın. Yol boyunca muhteşem atlar gördük. Ayrıca nereye gidersek gidelim, her yerde evlerin çok güzel ve bakımlı olduğunu gördük. Ülkede her şey çok önceden planlama yapılmış. Yol üzerinde, hepsi aynı renkte güzel dizayn edilmiş evler var. Başlangıç ve bitiş yerleri her kasabada aynı.Uçsuz bucaksız tarlalar, orman arazilerinden kesin bir şekilde ayrılmış. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0131.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0131" border="0" alt="DSC_0131" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0131-thumb.jpg" width="311" height="206" /></a> </p>
<p>Kasım ayında yaptığımız bu seyahat sanırım Eylül veya bahar aylarında daha güzel olurdu. Çünkü kışın günler çok daha kısa. Sabah saat 9:30 civarında hava aydınlanıyor ve 17:00 civarında kararıyor. Yağmur nedeniyle gökyüzünün de sürekli kapalı olduğunu düşünce aydınlığa hasret kalıyorsunuz. </p>
<p>Rennes’den sonra diğer durak noktamız Blois oldu. Burası şövalyelerin memleketi ve her yerden tarih fışkırıyor.Saray ve şatolarında hayal edemeyeciğiniz kadar çok zenginliği ifade eden objeler var.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0216.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0216" border="0" alt="DSC_0216" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0216-thumb.jpg" width="188" height="284" /></a>&#160;</p>
<p>Bizim şu anda kullandığımız teknolojiyi yüzyıllar öncesinden Fransızların kullandığını görmek bizi çok şaşırttı. O dönemde katlar arasında şömine bağlantısı kurup kalorifer sistemi ile tüm sarayı ısıtmışlar. Mutfaklarında kek kalıbına kadar birçok şey bizim şu anda kullandıklarımızla aynı.İşlenen halılar ise çizilen bir resimden daha canlı ve gerçek. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0239.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0239" border="0" alt="DSC_0239" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0239-thumb.jpg" width="291" height="193" /></a>&#160;</p>
<p>Sarayların bahçeleri ise görülmeye değer. Yüzyıllardır ayakta kalan ve kırılmak üzere olan ağaçlar çeşitli desteklerle devam ettirilmeye çalışılmış.Simetri ise hemen hemen her sarayda çok önmsenmiş. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0283.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0283" border="0" alt="DSC_0283" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0283-thumb.jpg" width="317" height="210" /></a>&#160; </p>
<p>Fransız kraliyet ailesi ve zenginlerin hayatlarını merak ediyorsanız, mumya müzesini gezebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0257.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0257" border="0" alt="DSC_0257" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0257-thumb.jpg" width="312" height="207" /></a>&#160; </p>
<p>Bu bölgeye yakın bir de ilginç hayvanlar göreceğimize inandığımız hayvanat bahçesini gezdik. Gerçekten de daha önce hiç görmediğimiz hayvanları gördük burada. Tropikal bölge olarak hazırladıkları alanlarda ise, bazı hayvanlar serbestti ve bize yürüyüş sırasında eşlik ettiler.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0339.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0339" border="0" alt="DSC_0339" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0339-thumb.jpg" width="310" height="206" /></a>&#160;</p>
<p>Son günlerimizi ise Moulin ve Lyon’da geçirdik. Fakat soğuktan olsa gerek, çok fena şifayı kapınca çok fazla dolaşma şansımız olmadı. Lyon İsviçre (Cenevre) arası 155 km olduğundan, Cenevre ve Alpleri ziyaret edebildik.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0352.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0352" border="0" alt="DSC_0352" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0352-thumb.jpg" width="302" height="200" /></a> </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0279.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSC_0279" border="0" alt="DSC_0279" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/12/dsc-0279-thumb.jpg" width="305" height="202" /></a> </p>
<p>Bu gezinin en güzel süprizi ise, şans eseri yol üzerindeki bir kasabada bir Türk lokantası bulup orada yediğimiz nefis lahmacunlar, kebaplar ve çay oldu. Ve üstelik bizi sadece bir defa görecek olan lokanta sahibi, bizden tüm ısrarlarımıza rağmen ücret almadı, üstüne evine de davet etti. Bu yaşadığımız olay bize yine nerede olursa olsun, insanımızın&#160; ne denli&#160; sıcak olduğunu bir kez daha bize gösterdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gezegeze.biz/arabayla-fransa-gezisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dubai ve &#199;&#246;l Safari</title>
		<link>http://gezegeze.biz/dubai-ve-l-safari/</link>
		<comments>http://gezegeze.biz/dubai-ve-l-safari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2009 19:03:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gezegeze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dubai]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çöl Safari]]></category>
		<category><![CDATA[Safari]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Seyahat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gezegeze.biz/dubai-ve-l-safari/</guid>
		<description><![CDATA[Dubai, Birleşik Arap Emirliği’nin en büyük ikinci büyük emirliği. İkince olmasına karşı en lüks ve çağdaş olanı. Lüksün bu kentte hayatın içinden bir şey olduğunu söyleyebilirim. Bunu havaalanından çıkar çıkmaz gördüğünüz tüm lüks arabalardan kolayca anlayabilirsiniz. 1960 ylına kadar balıkçılıkla geçinen kent, petrolün de bulunması ile ve Şeyh Muhammed Raşid el Maktum ile&#160; beraber büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><b></b></p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn1003.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="" border="0" alt="" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn1003-thumb.jpg" width="440" height="331" /></a> </p>
<p>Dubai, Birleşik Arap Emirliği’nin en büyük ikinci büyük emirliği. İkince olmasına karşı en lüks ve çağdaş olanı. Lüksün bu kentte hayatın içinden bir şey olduğunu söyleyebilirim. Bunu havaalanından çıkar çıkmaz gördüğünüz tüm lüks arabalardan kolayca anlayabilirsiniz.</p>
<p>1960 ylına kadar balıkçılıkla geçinen kent, petrolün de bulunması ile ve Şeyh Muhammed Raşid el Maktum ile&#160; beraber büyük atak yapmış. Şehir şu anda dünyanın en önemli turizm merkezlerinden birisi.</p>
<p><b><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn1047.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="" border="0" alt="" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn1047-thumb.jpg" width="422" height="318" /></a> </b></p>
<p> <span id="more-1016"></span>
<p><strong>Dubai’ye Vize</strong></p>
<p>Dubai de Türkiye’den vize isteyen şehirlerden biri. Fakat vize için Avrupa ülkeleri kadar çaba gösermenize gerek kalmıyor. Çünkü Emirates Havayolları ile uçarsanız, vizre işlemlerinin hepsini onlar sizin için gerçekleştiriyor. Üstelik uygun fiyata otel rezervasyonunuzu da yapıyorlar. Ayrıca dört-dört buçuk saatlik uçak yolculuğunu hiç sıkılmadan oldukça konforlu bir şekilde geçirebiliyorsunuz.</p>
<p>Dubai’ye özellikle kış aylarında gitmek gerekiyor. Ocak ayında adeta Mayıs havası hakim. Dubai’de muhteşem kumsallar var ve kumsallar denize giren ve güneşlenen insanlarla dolu.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn0940.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="" border="0" alt="" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn0940-thumb.jpg" width="341" height="257" /></a>&#160; </p>
<p>Dubai’de petrol ucuz olduğundan, taksi ücretleri de bizim ülkemize göre çok düşük. Bir günlüğüne bir taksi ile anlaşıp, tüm şehri görebilir, Dubai’nin meşhur otellerinden olan Burç El Arab (Yelken Otel), Atlantis otellerini gezebilir (bu otellere girişin 150 dolardan başladığını belirtmeliyim. Bu ücrete gezi ve teras katında bir içki dahil) meşhur Palmiye Adalarını ve şeyhin evini görebilirsiniz.</p>
<p><b><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn1009.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSCN1009" border="0" alt="DSCN1009" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn1009-thumb.jpg" width="244" height="184" /></a>&#160; </b></p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn1007.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSCN1007" border="0" alt="DSCN1007" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn1007-thumb.jpg" width="244" height="184" /></a> </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn1016.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSCN1016" border="0" alt="DSCN1016" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn1016-thumb.jpg" width="244" height="184" /></a></p>
<p>Ayrıca bir gününüzü alışveriş merkezlerine mutlaka ayırmalısınız. Devasa büyülükte ve oldukça lüks alışveriş merkezlerini gördükten sonra emin olun Türkiye’deki en büyük alışveriş merkezi bile sizin için çocuk oyuncağı kalacak:)    </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn1001.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSCN1001" border="0" alt="DSCN1001" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn1001-thumb.jpg" width="309" height="233" /></a> </p>
<p><strong>Dubai Tarihini Görebileceğiniz Tek Yer, Dubai Müzesi</strong></p>
<p>Müze, bir zamanlar şehri denizden gelen saldırılara karşı korumak için 150 yıl önce inşa edilmiş&#160; El Fahidi Hisarı’nın içinde. Kaleye yakın bölge aynı zamanda eski şehir olarak geçiyor. Bu bölgede farklı farklı pazarlar mevcut. Bunlardan benim en çok ilgimi çekenler kumaş, meyve ve baharat pazarı oldu. Bu pazarlar, geleneksel Dubai evlerinden inşa edilmiş, sokakların eskisi gibi korunduğu pazarlar. İnci ticareti ile de ün salan Dubai’de özellikle kumaş dükkanları arasında bulunan küçük dükkanlarda uygun fiyata her türlü inciyi bulabilirsiniz. Meyve pazarı ise daha önce hiç tatmadığınız meyvelerle dolu olduğundan, keşfetmek eğlenceli.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn1045.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSCN1045" border="0" alt="DSCN1045" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn1045-thumb.jpg" width="249" height="188" /></a> </p>
<p>Müzede ise Dubai tarihiden kesitler var.&#160; Geleneksel Arap evleri, okulları, yaşayış tarızını sergileyen sahneler mevcut.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn1034.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSCN1034" border="0" alt="DSCN1034" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn1034-thumb.jpg" width="244" height="184" /></a> </p>
<p><strong>ÇÖL SAFARİ</strong></p>
<p>Dubai’de Çöl Safari benim için bu gezinin en can alıcı kısmı oldu. İnanılmaz eğlenceli ve zaman geçtikçe bir o kadar da yorucu:)</p>
<p>Safari için tur düzenleyen bir çok firma var. Bu turların da birçok farklı organizasyonu var. İsterseniz tüm günlük bit tura katılabilir, çölde yapılabilecek her türlü aktividen yararlanabilirsiniz. Ya da adrenaline meraklı değilseniz, sadece akşam saatinde düzenlenen, çölün tam ortasında kurulmuş kamplarda geleneksel Arap gecesini yaşayabilirsiniz.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn0961.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSCN0961" border="0" alt="DSCN0961" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn0961-thumb.jpg" width="302" height="228" /></a> </p>
<p>Biz tam günlük bir turda daha fazla şey görmenin ve yaşamanın bizi daha fazla tatmin edeceğini düşündük. </p>
<p>Dört kişilik jiplerle sizi alıyor ve şehir dışındaki çöllere çıkarıyorlar. Çölde&#160; tek olmama adına, gezinti grupla beraber yapılıyor. Bir diğer sebebi de, grupla hareket edince öndeki arabaların hızını görmek ve onların yaşadığını sizin de yaşayacağınızı düşünmek adrenalini katbekat arttırıyor.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn0966.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSCN0966" border="0" alt="DSCN0966" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn0966-thumb.jpg" width="308" height="232" /></a> </p>
<p>Grup toplandıktan sonra, arabaların kuma saplanmamsı için tekerleklerin havası indiriliyor ve yaklaşık 1 saatlik heyecan dolu safari başlıyor. Başta kolay yollardan yavaş gidilince, çok kolay olduğunu düşünüyorsunuz ama çölün ortalarına doğru girdikçe işin şekli değişiyor. Yüksek ve dar kum tepelerine geldikçe bedeniniz gibi, adrenalininiz de tavana yapışıyor:)</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn0971.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSCN0971" border="0" alt="DSCN0971" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn0971-thumb.jpg" width="282" height="212" /></a> </p>
<p>Safari boyunca fotoğraf için küçük molalar veriliyor. Ayrıca bazı mola yerlerinde kum kayağı ve atv ile çölü daha yakından hizzetmeniz de mümkün. Bu aktiviteler ücrete dahil.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn0975.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSCN0975" border="0" alt="DSCN0975" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn0975-thumb.jpg" width="280" height="211" /></a></p>
<p>Başlangıçta çok güzel gelse de, safarinin sonuna doğru artık beden aşırı hareketten yorgun düşüyor. Şayet mide bulantısından dolayı hala yemeği düşünebiliyorsanız:) sizi akşam saatlerinde çölün ortasındaki bir kampa götürüyorlar. </p>
<p>Bu kampta alacağınız sınırsız içeçek, akşam yemeği yine ücrete dahil. Ayrıca kamp içinde deveye binme, kınadan bedeninize şekil çizdirme, dansöz gösterisi gibi diğer aktiviler için de ücret ödemiyorsunuz.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn0982.jpg"><img style="border-right-width: 0px; display: inline; border-top-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-left-width: 0px" title="DSCN0982" border="0" alt="DSCN0982" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/06/dscn0982-thumb.jpg" width="196" height="148" /></a>&#160;</p>
<p>Saat 21:30 gibi dansöz gösterisi ile beraber organizasyon sona eriyor. Ve jipiniz sizi aldığı yere geri bırakıyor.</p>
<p>Dudai’de çöl safari ilginç ve güzel deneyimlerden biri. Giderseniz mutlaka bir gününüzü bunun için ayırmanızı öneririm.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gezegeze.biz/dubai-ve-l-safari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dalma&#231;ya&#8217;da Tarihi Bir Şehir, Dubrovnik</title>
		<link>http://gezegeze.biz/dalmayada-tarihi-bir-sehir-dubrovnik/</link>
		<comments>http://gezegeze.biz/dalmayada-tarihi-bir-sehir-dubrovnik/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 May 2009 08:35:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gezegeze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dubrovnik]]></category>
		<category><![CDATA[Adriyatik Denizi]]></category>
		<category><![CDATA[Dalmaçya]]></category>
		<category><![CDATA[Hırvatistan]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Gezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gezegeze.biz/dalmayada-tarihi-bir-sehir-dubrovnik/</guid>
		<description><![CDATA[Dubrovnik, Adriyatik Denizi’nin kıyısında, Ortaçağ’dan kalma bir görüntüsüyle, tarihten kalma bir şehir. Buraya küçük İtalya diyenler bile var. &#160; Ortaçağ’da büyük bir özenle kurulan bu şehrin ismi Ragusa imiş. Daha sonra ismi Dubrovnik olarak değişmiş. Dükkanları, içinde hala yaşayan insanları, kıyıya açılan geçitleri ile burası bambaşka bir şehir. 1991 savaşında Sırplar tarafından bu şehre de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0258.jpg"><img title="DSC_0258" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="302" alt="DSC_0258" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0258-thumb.jpg" width="454" border="0" /></a> </p>
<p>Dubrovnik, Adriyatik Denizi’nin kıyısında, Ortaçağ’dan kalma bir görüntüsüyle, tarihten kalma bir şehir. Buraya küçük İtalya diyenler bile var. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0250.jpg"><img title="DSC_0250" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="295" alt="DSC_0250" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0250-thumb.jpg" width="444" border="0" /></a></p>
<p>&#160;</p>
<p> Ortaçağ’da büyük bir özenle kurulan bu şehrin ismi Ragusa imiş. Daha sonra ismi Dubrovnik olarak değişmiş. Dükkanları, içinde hala yaşayan insanları, kıyıya açılan geçitleri ile burası bambaşka bir şehir.</p>
<p> <span id="more-987"></span>
<p>1991 savaşında Sırplar tarafından bu şehre de büyük zararlar verilmiş. Fakat Unesco Dünya Miras Listesi’nde yer aldıktan sonra restore edilerek tamamen eski haline döndürülmüş. Savaştan hiçbir iz kalmadığını söyleyebilirim. Sadece bazı yerlerde, özellikle korunmuş kurşun izleri var. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0227.jpg"><img title="DSC_0227" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="314" alt="DSC_0227" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0227-thumb.jpg" width="208" border="0" /></a> </p>
<p>İşin güzel ve ilginç tarafı ise, bu tarih kokan caddelerdeki tüm evlerde hala yaşam devam ediyor. Evlerin camlarından sarkan çamaşırları, meydandaki pazardan alışverişini yapanlar, okuldan çıkmış çocuklar, köşe başlarında şarkılar söyleyip sohbet eden yaşlı amcalarla, burası turiste görülecek çok fazla şey bırakıyor.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0234.jpg"><img title="DSC_0234" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="254" alt="DSC_0234" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0234-thumb.jpg" width="382" border="0" /></a> </p>
<p>Eski şehrin en ünlü caddesi Stradun Caddesi.Bu caddenin sonunda büyük bir meydan bulunuyor. Meydanda özgürlüklerini temsil eden Fransız Şövalyesi Orlando’nun heykeli bulunuyor. Bu heykel sadece özgürlüğü temsil etmemiş. Aynı zamanda Hırvatlar için heykelin el kol uzunluğu bir ölçü birimi olarak kullanılmış.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc00919.jpg"><img title="" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="205" alt="" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc00919-thumb.jpg" width="273" border="0" /></a> </p>
<p>Dubrovnikliler, özgürlüklerine o kadar düşkünler ki, surların farklı yerlerinde &#8216;Dünyanın bütün altınları için bile özgürlük feda edilmez&#8217; yazısı yazıyor. Hatta özgürlükleri için Osmanlılara altın verdikleri de söylentiler arasında.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0236.jpg"><img title="DSC_0236" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="289" alt="DSC_0236" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0236-thumb.jpg" width="192" border="0" /></a></p>
<p>Dubrovniklilerin özgürlük dışında bir diğer önem verdikleri nokta ise sağlık imiş. Dışarıdan gelen yabancıların taşıdığı hastalıklardan korunmak için sur dışında iki hafta boyunca karantina altında tutarlarmış. Dünyanın en eski eczanelerinden biri de burada yer alıyor. O döneme ait orijinal ilaç şişeleri vitrinde hala duruyor.</p>
<p>Stradun Caddesi’nden sağlı sollu bulunan sokaklara girdiğinizde, küçük esnafa ait her çeşit dükkan görebilirsiniz. Bu dükkanların en ilginç tarafı ise, dokuyu bozmamak adına hiçbirinde tabela olmaması. Dükkan adları camların üstünde yazılı.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0239.jpg"><img title="DSC_0239" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="332" alt="DSC_0239" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0239-thumb.jpg" width="220" border="0" /></a>&#160;</p>
<p>Şehri dolaşmak 2 saat civarını buluyor. Tabii buradaki tüm müzelere girip çıkmak isterseniz bu süre uzayabiliyor. Bu müzeler arasında surlar, Rector Sarayı, Dominican manastırını gezmenizi&#160; öneririm.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0253.jpg"><img title="DSC_0253" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="317" alt="DSC_0253" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0253-thumb.jpg" width="210" border="0" /></a> </p>
<p>Meydan aynı zamanda birden fazla kapıyla, sahile açılıyor. Sahile açılan bu kapılardan çıktığınızda, Adriyatik Denizi’nin muhteşem adalarına götüren tekneler görebilirsiniz. Bir gününüzü bu teknelerle adalar gezintisine ayırmanızı öneririm. Fiyatlar bizim ülkemizdeki gibi değişken değil. Hepsi aynı fiyatları uyguluyorlar.</p>
<p>Duorovnik’te kalacak yer bulmak sıkıntılı değil. Dubrovnik halkının birçoğu evlerini pansiyon olarak işletiyorlar. Ve sizi mutlaka gelip buluyorlar. Fiyatlar 25-30 Euro civarında değişiyor.</p>
<p>Biz şehir merkezinden uzakta, denizi daha fazla hissedebileceğimiz bir yerde kalmak istediğimiz için, Dubrovnik köylerinden birinde, yine pansiyon olarak işletilen bir evde kaldık. Burasının denizi ve manzarasıyla nefis bir yer olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca pansiyon olarak işletilen tüm evlerin çok temiz ve bakımlı olduğunu belirtmeliyim.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0212.jpg"><img title="DSC_0212" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="243" alt="DSC_0212" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0212-thumb.jpg" width="366" border="0" /></a> </p>
<p>Tarihin ve doğanın buluştuğu bu mükemmel şehri mutlaka gezmeli, güzelliğin tadını çıkarmalısınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gezegeze.biz/dalmayada-tarihi-bir-sehir-dubrovnik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Savaşın Ardından Kalanlar, Mostar</title>
		<link>http://gezegeze.biz/savasin-ardindan-kalanlar-mostar/</link>
		<comments>http://gezegeze.biz/savasin-ardindan-kalanlar-mostar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 May 2009 16:59:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gezegeze</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mostar]]></category>
		<category><![CDATA[Mostar Köprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Bosna Hersek]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Seyahat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gezegeze.biz/savasin-ardindan-kalanlar-mostar/</guid>
		<description><![CDATA[Mostar, Bosna Hersek sınırları içinde bir şehir. Birçoğumuz bu şehri meşhur Mostar köprüsüyle tanırız. Hani savaşta yıkılan ve sonra yeniden Türkler tarafından inşa edilen köprü. Boşnak ve Hırvatları birleştiren bu köprünün taşları&#160; savaş sırasında Neretva Nehri&#8217;nin sularına gömülmüş. Fakat suların altından toplanan taşlarla yeniden inşa edilen köprü, eskiyi aratmayacak kadar etkileyici. Köprü, eski Mostar şehriyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0331.jpg"><img title="DSC_0331" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="288" alt="DSC_0331" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0331-thumb.jpg" width="433" border="0" /></a> </p>
<p>Mostar, Bosna Hersek sınırları içinde bir şehir. Birçoğumuz bu şehri meşhur Mostar köprüsüyle tanırız. Hani savaşta yıkılan ve sonra yeniden Türkler tarafından inşa edilen köprü. </p>
<p>Boşnak ve Hırvatları birleştiren bu köprünün taşları&#160; savaş sırasında Neretva Nehri&#8217;nin sularına gömülmüş. Fakat suların altından toplanan taşlarla yeniden inşa edilen köprü, eskiyi aratmayacak kadar etkileyici.</p>
<p>Köprü, eski Mostar şehriyle birlikte 2005 yılında Dünya Miras Listesi’ne eklenmiş. Köprünün batısında Hırvatlar, doğusunda Boşnaklar yaşıyor. Fakat tamamen aynı dili konuşup, aynı şekilde yaşıyorlar. </p>
</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0312.jpg"><img title="DSC_0312" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="285" alt="DSC_0312" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0312-thumb.jpg" width="429" border="0" /></a> </p>
<p> <span id="more-930"></span>
<p>Bosna Hersek’e ani bir kararla gitmek için yola koyulduğumuz zaman, ilk durağımız Mostar şehri oldu. Açıkçası savaşın hınca hınç yaşandığı bir bölgede böylesine güzel bir şehir görmeyi beklemiyordum.</p>
<p>Savaş elbette ki her yeri etkilediği gibi, burayı da oldukça fazla etkilemiş.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0330.jpg"><img title="DSC_0330" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="270" alt="DSC_0330" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0330-thumb.jpg" width="179" border="0" /></a>&#160;</p>
<p>Birçok binanın üzerinde kurşun ve bomba izleri var. Hatta özellikle bu şekilde bırakıldığını düşünüp, bu soruyu yerlilerine sorduğumuzda, birçok yapının yeniden inşa edilmesi için zaman ve paranın yetmediği cevabını aldık.</p>
<p>Mostar şehrinde, daha önce duyduklarımızla doğru orantılı olarak, orta yaş kesimine pek rastlayamadık. İnsanlar ya genç, ya da&#160; yaşlılar. Savaşta orta yaş genelde kaybedilmiş. Şehrin kimi yerlerinde “Don’t Forget 93” yazılı taşlar var. Savaşın burayı derinden etkilediği oldukça belli.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0336.jpg"><img title="DSC_0336" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="204" alt="DSC_0336" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0336-thumb.jpg" width="307" border="0" /></a></p>
<p><strong>Mostar’da Nerede Kalınır? </strong></p>
<p>Halk arasında İngilizce bilen pek kimse yok. Bir de üzerine (belki de savaş nedeniyle) ürkeklik eklenince, kalacak yer bulmak için insanlarla iletişime geçmemiz biraz zor oldu. Küçük pansiyonlar var ama kapıları sıkı sıkıya kilitli ve güvenlik nedeniyle kimileri yukarıdan seslenerek bilgi vermeye çalışıyor.</p>
<p>Arabamızı bir yerlere park edip yürüyerek aramaya karar verdiğimiz sırada, konuşmamızdan bizi fark eden, Avrupa Birliği’nde ve konsoloslukta çalıştıklarını belirten iki Türk’le karşılaştık. Derdimizi anlayıp bizi Mostar şehrinin en iyi oteli olan Old Town oteline götürdüler. Fiyatları bize göre yüksek olan bu otelde, onlar sayesinde oldukça iyi karşılanıp, çok düşük bir fiyatla geceyi orada geçirdik.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0329.jpg"><img title="DSC_0329" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="306" alt="DSC_0329" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0329-thumb.jpg" width="460" border="0" /></a> </p>
<p>Mostar, köprüsü ve taş evleriyle geçmişten kalma bir Osmanlı şehrini andırıyor. Eski taş evlerin bir kısmı bar-kafe, bir kısmı lokanta haline getirilmiş. Onların kebap dedikleri, bizim içinse ekmek arası köfte olan yemeklerinden mutlaka yemenizi öneririm. Bir sosla getiriyorlar ki, lezzetine doyum olmuyor.</p>
<p>Cafe ve barlar oldukça güzel genç kızlar ve erkeklerle dolu. Geç saatlere kadar caddelerinde hareketlilik hiç bitmiyor.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0323.jpg"><img title="DSC_0323" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="296" alt="DSC_0323" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0323-thumb.jpg" width="446" border="0" /></a> </p>
<p>Mostar’ın merkezi kadar çevresi de görülmeye değer. Halveti Tekkesi bu yerlerden sadece biri.Suyun doğduğu mağaranın tam yerinde kurulan tekke, oldukça etkileyici. Kimi yabancı dergilerde dünyanın en romantik yerleri arasına girmiş.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0351.jpg"><img title="DSC_0351" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="204" alt="DSC_0351" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0351-thumb.jpg" width="307" border="0" /></a> </p>
<p>Mostar’dan ayrılıp, Saray Bosna’ya doğru yola koyulmadan önce, son olarak yakındaki bir Türk köyüne de uğramak istiyoruz. </p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0340.jpg"><img title="DSC_0340" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="278" alt="DSC_0340" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0340-thumb.jpg" width="185" border="0" /></a> </p>
<p>Bu köy de Osmanlı’dan kalma eski ve çok sevimli bir köy. Köyde yaşayanlar her ne kadar Türk kökenli olsalar da, Türkçeyi bilen hiç kimse yok. </p>
</p>
</p>
</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0342.jpg"><img title="DSC_0342" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="265" alt="DSC_0342" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0342-thumb.jpg" width="176" border="0" /></a> </p>
<p>Nar ağaçları ve incirleriyle meşhur olan köyden, az da olsa katkı sağlamak için, biraz meyve satın alıp çıktık.</p>
<p><a href="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0360.jpg"><img title="DSC_0360" style="border-right: 0px; border-top: 0px; display: inline; margin: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" height="278" alt="DSC_0360" src="http://gezegeze.biz/wp-content/uploads/2009/05/dsc-0360-thumb.jpg" width="418" border="0" /></a> </p>
<p>Saray Bosna yolu boyunca zaman zaman savaştan kalan izler görsek de, bizden geriye kalanlar hep güzel manzaralar oldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gezegeze.biz/savasin-ardindan-kalanlar-mostar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

