Akdeniz ve Ege’de denizin tadını çıkarmanın en iyi yolu mavi tur olsa gerek. Turkuaz renginde pırıl bir pırıl deniz, denizin üzerinden doğan sapsarı güneş, bakir koylar, serin hava, bol bol yüzme molası… Hayat bu olsa gerek…
Daha önce deneyimlediğimiz ve çok zevk aldığımız günübirlik turlardan sonra mavi turun daha da kefiy vereceğini düşündük ve Demre’den kalkıp Fethiye’de son bulan 4 günlük kısa ve hızlı bir mavi tura çıktık.
İlk gün Demre’de saat 14:00 civarı bindiğimiz teknede ilk durağımız Kekova ve Batık şehir oldu. Yüzme molalarından sonra Simena’da uzun bir mola verdik. Simena’da isteyenler, küçük botlarla limana bırakılıp, iki saatlik geziden sonra tekrar botla tekneye dönebiliyorlar. Biz isteyen taraftan olduk
Simena, güzel taş evlerden oluşan şirin bir köy. Köyün en üstünde muhteşem manzarasıyla bir kale yer alıyor. Kaleye giriş ücreti 8 TL, müzekart ise geçerli. Simena’da görülebilecek diğer yer ise denizimn içinde kaya mezarları.
Simena molası sonrasında verilen yüzme molaları ile birlikte akşamı hemen yapıverdik. Teknede herkes için ayrı bir kabin ve kabin içinde tuvalet ve banyo var. Bu sebeple teknede konaklama bekdeğimizden daha rahat geçti. Biz yatmak için her ne kadar kabini seçmiş olsak bile, birçok kişi kabinlerin sıcak oluşundan dolayı battaniyelerini alıp güvertede yatmayı tercih etti. Tabii bizim yatmak için kabini seçmemizdeki etken iki penceresi olan bir kabinde kalmamızdı. Odamız biraz daha ferah ve serindi. Her kabin bizimkisi kadar ferah olmadığından kimileri için güverdete uyumak bir zorunluluk oldu. Tabii bu ayrıca tercih meselesi. Kimileri de yaldızlar altında yatmanın keyfini çıkarmak için güverteyi tercih etti.
Mavi turun bizim için en keyifli yanı tanımadığımız yabancı insanlarla 4 gün geçirip kültür alışverişinde bulunmak ve onlarla büyük bir masada bir arada yemek yemek oldu. Bu sebeple çoğu zaman denize girmeyi bile unuttuk![]()
İkinci gün sabah saat 6’da motorun sesiyle uyandık. Kısa ve hızlı tur olması sebebiyle açık denizde yol almamız gerekti.2 saatlik bir yolculuktan sonra Kaş limanına ulaştık. Burada yarım günlük bir mola verdik. Çarşısında dolaştık, alışveriş yaptık ve yamaç paraşütü ile tepemizden inen insanları seyrettik. İsteyenler dalış deneyimi yaşadılar.Ardında yine 2.5 saatlik uzun bir yolculuk başladı. Bu yolculukta dalgalar şiddetini arttırdığından çok rahat bir yolculuk geçirmedik. Mide bulantısı ve sürekli maruz kaldığımız sallantıdan sonra nihayet durgun suların olduğu Akvaryum koyuna ulaştık ve geceyi burada geçirdik.
Üçüncü gün sabah 11’e kadar orada kalıp uyuma hayallerini kurarken daha gün aydınlanmadan motorun sesiyle uyanmış olduk. Bu defa da 3.5 saatlik yine zor bir yolculuk yaptık. Deniz tutmasına karşı ilaç almamıza rağmen maalesef kimimiz (biz de dahil) sallantıdan nasibimizi aldık. Nihayet denizin muhteşem rengiyle bizi karşıladığı Kelebekler Vadisi’ne ulaştığımızda ise hepimiz bitmiş bir durumdaydık. Fakat suyun güzelliği ile kısa bir zaman sonra kendimize geldik. Kahvaltı ve birkaç saatlik moladan sonra Ölüdeniz’e ulaştık.Burada yine dileyenler yamaç paraşütü yaptı. 3-4 saatlik moladan sonra son akşamımızı geçireceğimiz Nikolas Adasına ulaştık. Botla adaya çıkıp, kiliseyi gezdik. (Giriş ücreti 8 TL, müzekart geçerli) Gün batımınu adanın en yüksek noktasında yaptık.
Son gün ise koylarda verdiğimiz yüzme molalarından sonra saat 16:00 civarında tekneden ayrıldık.
Teknedeki Hizmetler Neler?
* Sabah kahvaltısı
* Öğlen ve akşam yemekleri (akşam yemeği sonrasın meyve servisi)
* Bisküvi ile birlikte beş çayı
Tekneye içecek getirmek yasak fakat içeçekler makul fiyatlara satılıyor(su:1 TL, bira:6 TL, kola benzer içecekler 4 TL) Bunun dışında yanınıza meyve, kabuksuz kuruyemiş, yoğurt vs gibi yiyecekler almanız mümkün.
* Satranç, tavla, okey gibi oyunlar mevcut.
Teknede Yaşam Nasıl Geçiyor?
Mavi turu Türkiye’de yerli tursit pek tercih etmiyor. Bu sebeple dil bilmek, zamanınızı daha iyi geçirmenizi sağlıyor. Dünyanın dört tarafından gelen insanlarla tanışıp, bambaşka kültürler hakkında bilgi edinmek, aynı masada oturup şerefe sözcüğünü 10 ayrı dilde söyleyip kadeh kaldırmak çok keyifli.
Sabah kahvaltısı 9 civarında veriliyor. Teknede asılı olan zile vurulmasıyla beraber herkes yemek faslına başlıyor. Öğle yemeği saat 13:00 civarında veriliyor. Akşamın ise herhangi bir saati yok. İnsanlar sohbet etmekten genelde yemekte ne olduğunun bile farkına varmıyorlar.
Mavi turun en güzel yanlarından biri sabah güneş doğuşunu uyandığınızda masmavi bir denizin üstünden görmeniz. Doğaya ve denize doyuyorsunuz. Gidilen koylar ise yüzmek için oldukça cezbedici.
Uzun deniz yolculukları sırasında mide bulantısı yaşamanız mümkün. Fakat suya girdiğiniz anda herşeyi unutuveriyorsunuz.
Bizim için mavi turun bir diğer problemi ise tur sonrasında 1 gün boyunca sürekli teknedeymiş gibi sallanma duygusunu yaşamak oldu. Bir gün boyunca sallandık ama sonra her şey düzeldi
Yine de mavi turda gördüğümüz ve yaşadığımız tüm güzellikler kesinlikle buna değer.